Kategori: RÖPORTAJ
Okuma: 4.327 kez
Yayın Tarihi: 27.10.2020 Salı 15:22:55
PAYLAŞ

Sanat Konuğu: İsmail Baki TUNCER

77 yılında İstanbul Şişli Hürriyet Mahallesi’nde, 3 çocuklu bir ailenin ortanca çocuğu olarak doğan İsmail Baki TUNCER ile hoş bir sohbet gerçekleştirdik.
Sabit Kanca ile artık sizi tanımayan kalmadı. Sabit Kanca Son Soru hakkında düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Sinema kariyerimdeki en iyi işlerden biri oldu. “Sabit Kanca: Son Soru” çok keyif aldığım ve gurur duyduğum bir film. Çok güzel insanlarla tanıştım, çok kaliteli arkadaşlarla çalışma fırsatı buldum. Güzel anılar biriktirdim. Filmi izleyenlerden aldığım harika yorumlarla inanılmaz mutlu oldum. Yıllar sonra bile izleyip, iyi ki yapmışım diyebileceğim bir film oldu. Bu filmde rol aldığım için çok mutluyum. 

İsmail Baki Tuncer ile Sabit Kanca arasında ortak yanlar var mı?

Sabit Kanca tiplemesiyle ortak yanlarımız var. Birincisi ben hayatımda insanlara iyilik yapmayı düstur edindim. Ayrıca Sabit Kanca aslında bir kahraman. Ben de onun gibi zor durumda olan insanlara, elimden geldiği kadar yardım etmeyi severim. Onun özendiğim yanları da var. Sabit Kanca kötü insanlara anında cevap veren biri. Ben ise kimsenin kalbini hak etse dahi kolay kolay kıramam. İnsan “ben de onun gibi yapayım, yapıştırayım cevabı” diyor ama olmuyor elbette, yapamıyorum. Bu arada Sabit Kanca sayesinde çok şey öğrendim. Açıkçası benim genel kültürümü arttırmama yaradı. Televizyonda yayınlanan bilgi yarışmalarındaki sorulara Sabit Kanca gibi çenemi ileri uzatıp, cevap vermeye çalışıyorum :) 

Bizim sorularımıza gelelim. Sürekli takip ettiğiniz bir beslenme tarzınız var mı?

Özel bir beslenme tarzı uygulamıyorum. Çoğu zaman iş hayatı nedeniyle yeme-içme düzenime çok dikkat edemiyorum. Elimden geldiği kadar kahvaltımı yapmaya çalışırım, öğünlerime de dikkat etmeye çalışırım ama çok da buna uyabildiğim söylenemez.

Spor yaşamınızda ne kadar yer tutuyor?

Vücut geliştirme, karate, tekvando sporlarıyla uğraştım ayrıca eski futbolcuyum. Vakit buldukça halı saha maçı yaparım. Eski futbolcular, sinema oyuncuları, tiyatrocular, sporculardan oluşan bir maç grubumuz var. Çekimlerden arta kalan zamanda birlikte güzel maçlar yapıyoruz. Yani sporu severim ve pek çok dalda sporu da takip ederim.

Evde yemek yapar mısınız? Mutfakta olmayı sever misiniz? İddialı olduğunuz bir yemek var mı?

Evde yemek yapmam çünkü ben yemek yapamıyorum. Nuran çok güzel yemek yapar. Kendisi Hataylı ve bana Hatay mutfağından güzel resitaller sunuyor. Acıyı da Nuran sayesinde 20 sene önce keşfettim. 20 yıldır acı yiyorum. Sadece yumurta kırabiliyorum, bir iki kere pilav yaptım, onu da Nuran tarif etti. Arada salata yapıyorum, o kadar. Mutfakta olmayı seviyorum ama yemek yerken :) İddialı olduğum yemek ise karnıyarık. Çok güzel karnıyarık yerim :) 

Market-Pazar alışverişine çıkar mısınız? 

Evet, market alışverişine yüzde 99.9 ben çıkıyorum, yüzde 0.1 Nuran çıkar. O yüzden meyveyi sebzeyi seçmeyi iyi bilirim. Mahalle pazarına ise genellikle beraber gidiyoruz. 

Organik-GDO’suz gibi öncelikleriniz var mı? 

Yediğim her şey illa organik olacak diye bir önceliğim yok. Ama organik bir meyve, sebze görürsem alırım. 

Türk yemeklerinden vazgeçilmeziniz hangisidir?

Karnıyarık, kuru fasulye, keşkek, musakka, acılı kebap çok seviyorum. Çorbalardan tarhanayı tercih ederim. Genelde yemek ayırt etmem ama önceliklerim bunlar.

Dünya mutfaklarından öncelikli tercihiniz nedir?

Açıkçası dünya mutfağına özel bir ilgim yok memleketimizin yemeklerini çok seviyorum. Bir kere ben Survivor’ı yaşadım. 2014’te katıldım ve inanın çok çok zordu. Yemek bulmak, başlı başına bir olaydı. Ödülleri kazandığın zaman bir şeyler yiyebiliyorsun onun haricinde açsın. Adada artık ne bulursan; hindistan cevizi, balık tutabilirsen balık… 85 kilo gittim 70 kilo döndüm. Ondan dolayı yemek ayırt etmeyi sevmiyorum, Survivor bana bunu öğretti. Anlattıklarımın özü şu: Dünya ya da Türk mutfağı fark etmez, damak tadıma uygun ne varsa hiç affetmem, yerim :) 
İstanbul’da vazgeçilmez yeme içme mekanınız neresi? Neden?

Ben daha çok “Hasan Usta Kebap”a gidiyorum. Hem yiyecek-içeceklerin kalitesi hem de mekan kalitesi olarak beğeniyorum. Ailecek orayı tercih ediyoruz.

Asla yemem dediğiniz ve yemeden duramadığınız bir yiyecek var mı?

Şöyle başlayayım; bu corona virüsünden sonra öğrendim yarasanın çorbasının yapıldığını ya da diğer vahşi, egzotik hayvanlardan binbir çeşit yemek yapıldığını. O nedenle “yarasa çorbası” vs asla yemem. Yemeden duramadığım yiyecek ise, kokoreç. Kokoreçi çok seviyorum, hatta hayatımda önemli bir yer teşkil ediyor. Ve ve ve kelle-paça diyorum başka bir şey demiyorum.

Çekimlerin yoğunluğunda beslenme düzeninizi nasıl sağlıyorsunuz?

Net bir cevap vereyim: Sağlayamıyoruz… Özellikle sinema filmi çekerken uyku ve yeme-içme düzeniniz normalin dışına çıkıyor. Tabi sonrasında telafi etmeye çalışıyorum. 

Birçok insanda olduğu gibi ileride bir yeme içme mekanı açmak gibi bir hayaliniz var mı?

Düşünmedim değil ama şu anda öyle bir niyetim yok. Belki daha sonra… Neden olmasın?

Son olarak Food Time Dergisi okuyucularına ne söylemek istersiniz?

Sağlıklı gıdalar tüketsinler, israf etmesinler ve sofradan tıka basa doymadan kalksınlar. Ben elimden geldiğince bunları yapmaya gayret ediyorum. Bu güzel derginin değerli okuyucuları eminim bunları zaten biliyordur. Ben yine de hatırlatmak istedim.

 
Etiketler İsmail Baki TUNCER,
food time logo

FOOD TIME SOSYAL AĞLARDA

Bizleri sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Hem güncel haberlere hemde dergi içeriğimiz ile ilgili duyurulara ulaşmak için hesaplarımızı beğenip takip edebilirsiniz

YORUMLAR