Kategori: RÖPORTAJ
Okuma: 4.278 kez
Yayın Tarihi: 27.10.2020 Salı 14:26:04
PAYLAŞ

Gastronominin akademik kariyeri

Efe Kaan Ulu gastronomi dünyasının eğitim kısmında görev alan bir akademisyen. Ancak akademisyen olarak tek görevi tabi ki sadece eğitim vermek olmadığından, bilimsel çalışmalarla da alanına katkı sağlamak için elinden geleni yapıyor. Bilimsel araştırmaları sonucunda yazdığı makale ve kitap gibi eserler ile gastronomi literatürünü zenginleştirmeye çalışıyor. Ancak akademisyen kimliğinin öncesinde kendisi bir aşçı. Özetle aşçı akademisyen diyebiliriz.
Neden şef olmayı seçtiniz?

Benim şeflik serüvenimin başlangıcında yaparken keyif aldığım, eğlendiğim şeyi yapma arzusu yatıyor. Neden derseniz şöyle özetleyebilirim: Şu ana kadar 7 farklı spor dalında lisanslı olarak yarışmalara katıldım. Bunlardan basketbol ve okçuluk profesyonel olarak çok zaman harcadığım iki farklı spor dalı. Dolayısıyla da her zaman hayatımı profesyonel bir sporcu olarak geçireceğim düşüncesine sahiptim. Ancak bir noktada hayatımı spordan kazanma düşüncesinden vazgeçtim, o düşünce güvensiz geldi, farklı bir meslek sahibi olmak istedim. Bu noktada da yetiştiğim yer olan Gelibolu‘nun etkisi benim gastronomi eğitimi alma tercihimi yarattı diyebilirim. Annesinin ve babasının ailesi çiftçi olan bir çocuk olarak, çocukluğumun büyük bir kısmını tarlalarda geçirdim. Ürün ekilirken, sulanırken, hasat edilirken, pazarda satılırken ve evde yemeğe dönüşürken yüzümü gülümseten onlarca anıya sahibim. Gelibolu’nun sunduğu deniz ürünlerine olan bağlılığım da birleşince, ürüne olan saygım ve sevgim benim aşçılık kariyerimi başlatan gastronomi eğitiminin kıvılcımı oldu.

Gelecek planlamanız nedir? 

Bir akademisyen olmaktan çok büyük keyif alıyorum. Dolayısıyla her zaman akademinin içinde olmayı istiyorum. Ancak şu anda bir doktora öğrencisi olarak doktor ünvanımı aldığımda, akademide olduğum kadar sektörde de faal olmak istiyorum. Yapmayı planladığım farklı girişim planları var. Doğru zamanı yakaladığımı düşündüğümde onları gerçekleştirmeyi istiyorum.

Gastronomi sektörünü ülkemiz özelinde ve dünyada karşılaştırır mısınız? 

Bu konuyu farklı başlıklar açısından ele alabiliriz. Örneğin mutfak eğitimi açısından bakarsak dünyanın en iyi ülkelerinden biriyiz diyebilirim. EDT (ev dışı tüketim) açısından bakarsak Avrupa ve Amerika’dan hala çok daha geride olmamıza rağmen farkın giderek kapandığını görebiliyoruz. Türkiye coğrafi, kültürel ve tarihi zenginlikleriyle zaten bu konuda inanılmaz bir çeşitliliğe sahip. Yapmamız gereken öncelikli şeylerden biri gastrodiplomasi kavramını hükümet politikalarımıza dahil etmek. Sonrasında doğru adımları atarak bu konuda en çok kazanç sağlayan, en çok tanınan ülkelerden olmamamız için hiçbir engel yok. Ancak sorunun cevabını özetlersek, ne yazık ki hala hak ettiğimiz yerde değiliz. Yabancılara sadece baklava ve döner kelimelerinin bir şeyler çağrıştırmasıyla öne çıkan bir mutfak olamayız. Eğer ki, cibez salatası dediğimizde ağızlarını sulandırıyorsak, olmamız gereken yerlerdeyiz diye düşünebiliriz.

Televizyonda yayınlanan yarışmalar hakkında ne düşünüyorsunuz? 

En güçlü kitle iletişim araçlarından olan televizyon doğru kullanıldığında çok verimli bir bilgi kaynağı, eğlence aracı olabiliyor. Yemek yarışmaları da insanların hem farklı yemekleri öğrendiği, doğru pişirme tekniklerini görebildiği ve günlük hayatının streslerini atabildikleri şov unsurları. Dolayısıyla düzgün formatlı yemek yarışmalarının televizyonda yer alarak izleyicilerle buluşmasını destekliyorum.

Genç meslek adaylarına katkısı konusunda ne düşünüyorsunuz? 

Birçok gencin bu yarışmalar ile heveslenip, mutfak eğitimi almak istediklerini gözlemleyebiliyorum. Ancak bu yarışmaların bir şov ürünü olduğunu asla unutmamalılar. Reyting kaygısıyla yapılan bazı hareketler mutfak dünyasıyla eşleştirilmemeli diye düşünüyorum.

Sektörde düzenlenen etkinlikleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ülkemizde uluslararası çok önemli fuarlar ve etkinlikler düzenlendiğini görebiliyoruz. Özellikle son senelerin en önemli trendlerinden biri de yemek festivalleri. Büyük şehirlerimizde bir sene içerisinde onlarca yemek festivali organize edildi. Bu noktada da sadece ticari kaygılarla hareket etmeden, mutfak kültürümüze zarar verecek hamleleri yapmamak gerekiyor. Doğru planlamayla gerçekleştirilen her türlü faaliyeti destekliyorum.


 
food time logo

FOOD TIME SOSYAL AĞLARDA

Bizleri sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Hem güncel haberlere hemde dergi içeriğimiz ile ilgili duyurulara ulaşmak için hesaplarımızı beğenip takip edebilirsiniz

YORUMLAR