Kategori: RÖPORTAJ
Okuma: 4.608 kez
Yayın Tarihi: 21.10.2020 Çarşamba 23:46:10
PAYLAŞ

Ekranların sevilen yüzü Tamer Karadağlı

“Taş fırın erkeği” tiplemesiyle evlerimize giren ve toplumun her kesimi tarafından sevilerek izlenen Tamer Karadağlı’nın beslenme alışkanlıklarını, ne yiyip ne içtiğini merak ediyor musunuz? Özel röportajımızda...
Tamer Bey, sıklıkla dışarıda yemek yer misiniz? Nereleri tercih edersiniz? Bir favori mekanınız var mı?

Sık sık dışarıda yemek yerim. O anda aklıma neresi gelirse orayı tercih ederim. Belirli bir favori mekanım yok.

Peki İstanbul’da en sevdiğiniz mekan desem bana ne dersiniz?

Bu çok zor bir soru. Çünkü İstanbul’da çok güzel mekanlar var. Hepsinin farklı lezzetleri var. Mesela Gezi İstanbul’un bazı yemeklerini çok beğeniyorum. Bu hep değişiyor. Ankara’da çok güzel yerler var. Mesela döner yemek istediğim zaman Ankara’da yiyorum. İstanbul’da yemiyorum.

Peki bir mekana girdiniz, en çok neye dikkat edersiniz yani orayı tekrar tercih etmenizde ne etkili olur?

Birkaç şey etkili oluyor. Temizlik, hijyen, bir de iyi servis.

Tatlı sevmiyorsunuz diye biliyoruz, gerçekten öyle mi?

Hayır, sevmiyorum. Canım tatlı bir şey çektiği zaman Ankara’ya gidip bol bol kızımı öpüyorum.

“Bu olmadan kahvaltıyı tamamlayamam” dediğiniz bir şey var mı?

Ben kahvaltı etmiyorum. Sabahları sadece kahve içerim.

Bir gününüze baktığınızda, günün diğer öğünlerinde neler yiyorsunuz peki?

Ben acıktığım zaman yiyorum. Öyle şimdi sabah oldu kahvaltı yapmam lazım, öğlen oldu yemek yemem lazım diye bir şeyim yok. Karnım ne zaman acıkırsa o zaman yiyorum. Öğleden sonra üçte de yiyebilirim, gece saat on bir, on ikide de…

Çay mı kahve mi?

İkisi de. Ama çayı ince belli bardakta içerim, fincanda içmem. Kahveyi de ince belli bardakta içmem. 

A plus bir restoran mı, yoksa salaş bir restoran mı tercih edersiniz?

Salaş.

Mangal yakmak yasaklandı diyelim, ne yapardınız, nasıl bir tepki verirdiniz?

Güler geçerim. Mangal yasaklanmaz ki.

Pizza mı lahmacun mu?

İkisinin de yeri farklı. İkisini de çok seviyorum.

Tamer Bey, hiç gıda zehirlenmesi yaşadınız mı?

Yaşadım. 

Neden dolayı, anlatır mısınız?

Birkaç kere yaşadım. Bir kere tavuk-tan zehirlendim, bir kere de nar suyu içtikten sonra rahatsızlanmıştım. Narı sıkıyorlar ya böyle, narı ikiye bölüp sıkacağa koyuyorlar, narın arasındaki o ince zar asidik bir şey ve acı aslında. Onun temizlenmesi, narın tane tane koyup sıkılması gerekiyormuş. Ondan dolayı inanılmaz derecede midem bozulmuştu. Koca bir bardağı kana kana içmiştim. O günden beri nar yemedim. 

Peki, şu an sizi mutfağa alsak bize ne pişirirdiniz?

Ne istiyorsanız onu pişirirdim. 

“Bu yemeği çok lezzetli yaparım” dediğiniz bir yemek var mı?

Yok, bir sürü şeyi güzel yapıyorum.

Neler mesela?

Çok güzel et yemekleri yaparım. Pilavı ve makarna çeşitlerini çok güzel yaparım.

Yoğun çekim programlarınız var, peki çekim aralarında nasıl besleniyorsunuz? Yemeği çok seven bir insan olarak set aralarında neler yapıyorsunuz?

Set benim yeme alışkanlığımı bildiği için sürekli bir şeyler getiriyor. 


Tamer Karadağlı'ya göre:
Yemek benim için… Çok güzel bir şeydir.
Bunu yemeden duramam… Öyle bir şey yok. 
Hayatta yemem… Küçük ağaçlar… Brokoli, brüksel lahanası ve karnabahar. 
Benim için et yemekleri… Vazgeçilmezdir. 
Sebze yemekleri… Eh, yani.
Gıda alışverişlerimin olmazsa olmazı… Öyle bir şey yok. 
Etiketler Tamer Karadağlı,
food time logo

FOOD TIME SOSYAL AĞLARDA

Bizleri sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Hem güncel haberlere hemde dergi içeriğimiz ile ilgili duyurulara ulaşmak için hesaplarımızı beğenip takip edebilirsiniz

YORUMLAR