Tereyağında yeni dönem

Özellikle EDT’de çok çeşitli tarifler yapılırken, tereyağı hem içerdiği süt yağı oranı hem de maliyet oluşturması sebepli mekanlar için sorun oluşturuyordu. Haktan Gıda 3 yıllık AR-GE çalışması sonucu sektörün bu sorununa başarılı bir çözüm buldu. Bu konu ile ilgili olarak hem marka yetkililerinden hem de sektör temsilcilerinden bilgiler aldık.
Kategori: HABERLER
Okuma: 3.182 kez
Yayın Tarihi: 19.10.2020 Pazartesi 11:55:05
PAYLAŞ

Haktan Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Demirci, firma olarak yerel marketlerde ve ihracatta aktif olarak ticarete devam ederken, EDT’nin ihtiyacına cevap verebilmek için öncelikle bir fizibilite yaptıklarını belirtiyor. Türkiye’nin hemen hemen her ilini, her ilde EDT kanalı toptancılarını ve restaurantları, EDT ürünlerinin girdiği her noktayı ziyaret ettiklerini dile getiren Demirci, “3 yıl AR-GE yaptık, tereyağını kategorilere böldük ve 5 çeşit tereyağı geliştirdik. Ayrıca tereyağı 250-300 derece ısıya ulaşınca yanıyordu, bu duruma yönelik de 2 çeşit klarife yağ ürettik. Geliştirdiğimiz ürünleri ‘Her tarife yeni bir tarife’ sloganıyla piyasaya sürdük” diyor. Bayilerin, toptancıların tereyağı fiyatının yüksek olması sebepli çaresiz kaldıklarını söyleyen Mahmut Demirci, sözlerine şu şekilde devam ediyor: ”Bu konuda Cheff Gusto olarak, her kategoriye uygun reçeteler oluşturduk. Geliştirdiğimiz bu reçeteler aşçılarımızın işini kolaylaştırdı ve yemeklerini inanılmaz lezzetlendirdi. Şeflerimiz, ustalarımız memnun oldu. Tabi ki satış ağındaki arkadaşlarımızın da işi kolaylaştı. Unlu mamuller ve restaurant grubu için ayrı tereyağlarımız mevcut. Özellikle klarife dediğimiz özel yağımız et yemekleri için yeterli bir seçim olacaktır. Sektörün her tarafında ürünlerimizin kullanılması doğru olacaktır.”

Haktan Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Faruk Gerede, Haktan Gıda olarak çok eskilere dayanan bir tereyağı üretimleri olduğunu, pazarlama konusunda da ciddi çalışmaları olduğunu belirtiyor. EDT kanalına girmek ve profesyonellere yönelik ürün üretebilmek için ciddi çalışmalar yaptıklarını dile getiren Gerede, “Çalışma sürecimiz içerisinde öncelikle Türkiye coğrafyasını ciddi şekilde taramaya başladık. Kıymetli şeflerimizden, profesyonellerden, profesyonel kanalda hizmet veren toptan, yarı toptan ve tedarikçilerden fikirler aldık ve karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Tereyağı özellikle bizim ülkemiz için önemli bir ürün. Profesyonellerin olmazsa olmazı bir kalem. Ancak henüz hak ettiği yerde değil. Bunun en büyük gerekçelerinden bir tanesi de tereyağında belli bir standardın henüz oluşmamış olması” diyor. Tereyağının yapısı itibariyle mevsimsel faktörlerden etkilenebilen bir ürün olduğunu, yaz aylarında yapılan bir tereyağı ile kış aylarında yapılan tereyağının yapısı itibariyle birbirine yakın olmadığını belirten Faruk Gerede, “Profesyonel şeflerimizin bu konudaki en büyük şikayetlerinden birisi de kullandıkları tereyağında standardı yakalayamamış olmaları. Buradan yola çıktık. Öncelikle tereyağına bir standart getirmeye çalıştık. Akabinde sloganımızda da olduğu gibi tereyağında her tarife yeni bir tarife getirme amacı ile 7 çeşit tereyağı geliştirdik. Bu tereyağlarımızın en önemli özelliği profesyonellerimiz tarafından tereyağının kullanılacağı ürünlerde o ürüne özel tereyağı kullanmalarını amaçlamaktı” diyerek, kataloglarında yer alan 7 çeşit tereyağında TK25’ten başlayıp Klarife Profesyonele kadar giden ürün gamında profesyonellere nitelikli seçenekler sunduklarını söylüyor. Bitkisel yağ ve kremayı birleştirerek, hem maliyeti belli noktalara çekebilmek hem de ürüne bir standart kazandırabilmek adına çalışma yapmanın daha doğru olacağını düşündüklerini dile getiren Faruk Gerede sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Ambalaj tasarımı, markası ve kullanım alanlarına göre tamamen profesyonellerden aldığımız geri dönüşlerle oluşturduğumuz bir marka oldu. Cheff Gusto yapısı itibariyle farklı bir ruhu olan bir marka. Tamamen profesyonellere hitap eden, profesyonellerin maksimum sonucu alabilmesi için, olabildiğince fayda sağlaması adına bir araya getirilmiş reçetelerden oluşturulmuş ürünler. Türkiye çapında oluşturmaya başladığımız bayilik ağlarıyla da ve satış kanalarına ürünü sunmamızdan sonra yaptığımız çalışmalardaki isabetli kararlarımızın karşımıza çıktığını görmek de bizi mutlu etti.” 

Agafed Öğrenci Kulübü Başkanı / Profesyonel Şef Didar Yanar’ın, pasta ve en çok da unlu mamuller üzerine çalıştığı bir imalathanesi var. Önceliklerinin başında maliyetin yer aldığını belirten Yanar, “Cheff Gusto maliyetlerimizi inanılmaz düşürdü. Müşterilerim hem tereyağı lezzetini aldıkları hem de uygun fiyata ürün alabildikleri için çok memnun. Bunun dışında TK45, işlenmesi basit bir ürün. Ciddi lezzet ve aroma veriyor. Daha önce maliyeti düşürmek için margarin kullanıyorduk ve onun yanında da maalesef esans kullanmak zorunda kalıyorduk. Şimdi bunu yapmaya ihtiyacım yok” diyor. Pastanelerin yüksek fiyatlara ürün satabildiğini, ancak kendilerinin birinci ellere satış yaptığı için yüksek fiyatlara satış yapamadığını söyleyen Didar Yanar, sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Ürünün lezzeti, kokusu, dokusu inanılmaz güzel ve lezzetli. Örneğin kurabiye hamurunu 30 dk bekletmek zorunda kalmıyorum, sadece 15 dk benim için yeterli oluyor ve elime aldığım zaman o ipeksi dokuyu hissedebiliyorum. O yüzden TK45 ile çalışmaktan son derece memnunum. Hem ben memnunum, hem de müşterim memnun.”

Profesyonel Mutfak Şefi ve Eğitmen Durmuş Yılmaz, Cheff Gusto’nun kalitesiyle ve ürün yelpazesiyle kullanımının kolay olduğunu dile getirirken, favori ürününün TK45 olduğunu belirtiyor. Durmuş Yılmaz, “Herkes mutfakta kendisine favori bir renk seçebilecektir. Çünkü hangi noktada, hangi lezzeti ve özellikleri istiyorsanız Cheff Gusto buna bağlı olarak tereyağları üretmektedir. Cheff Gustonun ürünlerinin özellikleri hakikaten sektöre ve mutfağımıza kalite katmaktadır” diyor. Tereyağında aşçıları en çok zorlayan durumun içindeki su oranı olduğunu söyleyen Yılmaz, Cheff Gusto’nun bunu en aza indirdiğini hatta birçok ürününde sıfırladığını, TK45’in yemeklerine lezzet kattığına bizzat tanık olduğunu dile getiriyor. Cheff Gusto’nun maliyet açısından da oldukça ekonomik olduğunu aktaran Yılmaz, sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Kalitesi maksimum, ekonomisi minimum olarak bizim maliyetlerimizi düşürmüştür. İyi yemek yapmak için, önce iyi bir bıçağa sahip olmak lazım, sonra da iyi bir tereyağına.”

Gurme/Food Specialist & Influencer Akif Budak ise, Cheff Gusto’nun tereyağına bir standart getirmiş işletme olduğunu belirterek, “Türkiye’de bir inovasyon yaptılar. Çok beğenerek kullanmış olduğum birçok ürünü var. Sektör profesyonelleri yemeklerinde, kruvasanlarında, unlu mamullerinde rahatlıkla kullanabilir. Herkese tavsiye ediyorum” diyor.

Etiketler tereyağı, horeca, sadeyağ,
food time logo

FOOD TIME SOSYAL AĞLARDA

Bizleri sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Hem güncel haberlere hemde dergi içeriğimiz ile ilgili duyurulara ulaşmak için hesaplarımızı beğenip takip edebilirsiniz

YORUMLAR