I.
Bilgeliğe sahip çıkmak: Tarım, hayvancılık, balıkçılık, avcılık, toplayıcılık ve gıda üretimi alanlarında geleneksel bilginin korunması, muhafaza edilmesi, değerlendirilmesi ve kullanımı için, Slow Food artan bir hassasiyet taşımaktadır. Bu bilgiler sadece kendine mevcut bilgeliği temel alarak gelişebilir. Bu akış, doğa içinde uyum ve eşit şartlarda bir ilişki sağlayan bilginin hafızalardan kaybolmasına sebep olacak şekilde çeşitli engeller yaratılarak veya mülkiyet haklarıyla hiç bir zaman kesintiye uğratılamaz.
II.
Yerel yemeklerle yola çıkarken, kendimizi yerel kültürlere, yerel ekonomilere ve yerel hatıralara adamayı sürdürüyoruz. Her canlı ve her etkinlik, belli bir coğrafya sınırında sürdürdüğü değişim sürecinde, hayat enerjisi ve amaçlarını oluşturur.
(...)
Gıda, müzik, el sanatları, dil, ananeler, masallar ve efsaneler toplumun ve ekonominin bir parçası olarak yeniden değerlendirilebilmelidir. Buna benzer olarak, üretici pazarları, küçük ölçekli kaliteli ürünlerin değerlendirilebildiği daha güçlü yerler halini alabilmelidir.
III.
Çevre ve doğa örtüsü karşısında, verimliliğin yanlış anlaşılmışlığını göz önüne almak: Yaşamsal refahımız sadece nicesel (miktara bağlı) ölçümlemelerle, gezegenimiz ve diğer canlıların refahını göz önüne almadan hesaplanamaz. Bu doğrultuda Slow Food, çevrebilimciler, araştırmacılar, aşçılar politikacılar, üreticiler ve bize katılımcı olmak isteyen herkesle, dünyanın yegane yaşam kaynağı ve bizler için, bugünkü ve gelecek nesiller için vazgeçilmez bir keyif olduğu gerçeğinde, sürdürülebilirlik, güzellik, hafiflik ve mutluluğu destekleyecek her türlü fikri ve tutumu cesaretlendirmeyi sürdürecektir.


