Kategori: RÖPORTAJ
Okuma: 1.588 kez
Yayın Tarihi: 12.01.2018 Cuma 14:39:26
PAYLAŞ

YEDY

YEDY Organizasyonu mutfak meraklıları için en doğru adresleri verirken, ülkemiz mutfak standartlarını yükseltmek ve dünya üzerinde hak ettiği yere gelmesini sağlamayı hedefliyor.

Gastronomi dünyasına yeni bir soluk geliyor! Dünya arenasında yükselmeye devam eden Türk gastronomisi yepyeni bir projeyle yeniden canlanıyor. Sizi YEDY isimli gastronomi derecelendirme sistemiyle tanıştıracağız. YEDY’nin Kurucu Üyesi ve Sözcüsü Adnan Şahin’den sistemin detaylarını dinledik.



Yaklaşık 4 yıldır çalışmaları devam eden YEDY, gastronomi dünyasında çok konuşuluyor. YEDY ismi nasıl ortaya çıktı?

Aslında yedi kelimesinden türedi. Daha doğrusu başlangıçta, yaklaşık dört buçuk yıl önce “Yedi Köşeli Yıldız” ismiyle başladı. İsim biraz uzun geldiği için sonraki süreçte yedi olsun mu dedik, baktık o anlamda da başka projeler var. O nedenle sonundaki ‘i’ harfini değiştirip ‘y’ harfiyle daha farklı bir isim olarak aldık. Bir başka düşüncemiz de şu, önümüzdeki ay Madrid’de Yedy’nin lansmanı yapılacak. Sizin de söylediğiniz gibi bu proje Türk mutfağının dünyada yükseli şine paralel olarak dünyaya entegre olma çabası da taşıyor. O nedenle bu ismin daha kalıcı olabileceği, yabancı dillere şirin gelebileceği yönünde bir düşüncemiz oluştu.

Proje detaylarından bahsedebilir miyiz?

Şöyle izah edeyim, aslında siz başlarken çok iyi söylediniz, bu konuda başka çalışmalar da var, hepsine bu anlamda başarılar diliyorum. Bu başarılı çalışmaların arkasının da geleceğini düşünüyoruz. Bu bir derecelendirme sistemi. O yüzden de olabildiğince farklı bir yapısı var. İkincisi Türkiye’de ilk çıkışından yaklaşık dört buçuk yıl sonra Türkiye ve Kıbrıs’ı kapsıyor. Bölgesel bir iş değil, tüm Türkiye’yi kapsıyor. Biraz da bu yüzden uzun sürdü. En önemli kısmı da kriterler. Michelin ve Feinschmec ker gibi, dünya çapındaki derecelendirme sistemlerindeki gibi uluslararası kriterler taşımasının yanında ülke gerçeklerine de çok uzak değil. Çünkü bunları birebir kopyalayamazsınız, burası farklı bir ülke. Kendine ait dinamikleri var. Kendine ait yaşam biçimi ve kültürel ögeleri var. Bunları göz ardı edemezdik. O yüzden biraz da modifiye edilmiş bir organizasyon olarak görmek lazım.

Yedy’deki derecelendirme sisteminden bahsedebilir miyiz? Dört aşamada derecelendiriliyor değil mi?

Evet, dünyadaki benzerlerinde olduğu gibi bir, iki, üç yıldız ve lezzet noktaları olmak üzere dört kategori var. Şu anda şeflerle ilgili bir çalışma yürütülüyor. Onu da biraz daha geliştirdiğimiz zaman lanse edeceğiz.

Müfettişleriniz bir restorana girince nelere dikkat ediyor?

Kategori olarak sınıflanmış durumda 86 soru var. Mutfak içi sorular var, işletmenin ambiyansıyla ilgili ve servisle ilgili sorular var. Bunların hepsi kategorize edilmiş durumda. Ama bunlar yıldızlı noktalar için geçerli olan şeyler. Bir de lezzet noktaları var. Lezzet noktalarında bu kriterlere bakmıyoruz. Yani köşedeki iyi köfte yapan 3 metrekarelik bir dükkan bile bizim için bir nokta olabilir. Yeter ki hijyenik anlamda bir tehdit unsuru olmasın ve lezzetli olsun. Orada müfettişimizin insiyatifi ve bizim gözlemlerimiz söz konusu olacak.

Tüketici olarak baktığımızda gastronomik derecelendirme sistemlerinin ülkemize ne gibi katkıları var?

Bence zaten en önemli kısmı orası. Sonuçta bütün bu çabaların nihai sonucunu tüketici hissedecek. İşletmeler de bir çıta vazifesi görecek. Çıtanızı yükseltebilmek için daha şık bir ambiyans yaratmaya çalışacaksınız. Yaklaşık 130 yıllık Michelin’e baktığımızda, dünyada mutfak sektörüne olumlu etkilerini düşündüğümüzde, Türkiye’de de aynı etkileri göreceğimizi ümit ediyorum.

Son olarak Food Time Dergisi okuyucularına ve Gidagundemi. com takipçilerine söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Bence Food Time Dergisi, Gida gundemi.com sitesi ve Yedy benzer organizasyonlar. Yani insanları bilinçlendirme, insanların seçim kalitesini yükseltme gibi çabalar taşıyorlar. O yüzden bana göre bu konuda yapılan her çalışma hiçbir ön yargı olmadan önemlidir. Mutlaka kimi biraz eksik, kimi biraz fazla, kimi biraz daha iyi, kimi biraz daha yeni olabilir. Sonuçta hepsinin tüketiciye önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum. Çünkü bilgi içerikli okur-yazar oranını arttırmamız gerekiyor. Bunun için de kaynak lazım. İnsanların okumak ya da izlemek istemesi yetmiyor. İnsanların karşısına kaliteli bir dergi, kaliteli bir yayının çıkması lazım. Bu yüzden açıkçası derginizi çok başarılı buldum. Ayrıca bu tür organizasyonları takip edip izliyor olmanız da çok önemli. Çünkü bu durum, sektörün her anlamda içinde olduğunuzu gösterir.

food time logo

FOOD TIME SOSYAL AĞLARDA

Bizleri sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Hem güncel haberlere hemde dergi içeriğimiz ile ilgili duyurulara ulaşmak için hesaplarımızı beğenip takip edebilirsiniz

YORUMLAR