Kategori: RÖPORTAJ
Okuma: 1.669 kez
Yayın Tarihi: 09.02.2018 Cuma 16:19:03
PAYLAŞ

Ünlü manken Simge Tertemiz ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Ekranların tanıdığımız, tescilli manken Simge Tertemiz ile hayattan, yemekten, oğlundan, hedeflerinden konuştuk. İçi dışı bir samimi bir ünlünün röportajını okumak istersiniz diye karşınızda Simge Tertemiz…

Simge tertemiz hayatımıza nasıl girdi? Biz sizi nasıl tanıdık?

İlk önce 2002 yılında 15 yaşındayken Best Model Yarışması’na katıldım. Gelecek Vaat Eden seçildim ve Küçük Misyon Ödülü aldım. Sonrasında tabii ben bununla yetinmeyip daha iyi hazırlanıp 2004 yılında tekrar Best Model of Turkey katıldım. 17 yaşında birincilik aldım. Akabinde profesyonel modellik hayatım başladı. Sonrasında da zaten çok küçük yaşlardan itibaren ekranlar, modelliğin hemen sonrasında 19 yaşından itibaren sunuculuk yapmaya başladım. Böylece hayatınıza girmiş oldum.

Ödül aldığınız yarışmaların size kazandırdıkları nelerdir?

Çok küçük yaşlarda tek hayalimdi diyebilirim, anneme ve babama “O tacı giyeceğim” diye söylerdim. Hatta annem anlatıyor, ayna karşısında ben modellerin taklidini falan yaparmışım. Açıkçası model olmak için çok azimliydim. O tacı giyebilmek için elimden gelen her şeyi yaptım. Tabii ki birinci olunca da vermiş olduğum emeklerin karşılığını aldığım için inanılmaz mutlu oldum. Dolayısıyla profesyonel anlamda en yüksekten işe başlamış oldum. Yani o zamanlar Best Model of Turkey, Türkiye’nin en iyi yarışmasıydı. Bir de Miss Turkey Yarışması var. İkisi zaten en kaliteli yarışmalardı. Orada birinci olup, ödül alıp, dünyada da ülkemi temsil ettim. Best Model of The World’de 4.oldum. Bu da bana tabii ki inanılmaz bir gurur ve onur yaşattı. Çünkü hedeflediğim şey buydu ve emeklerimin karşılıklarını alınca da inanılmaz mutlu ve gururlu oldum. Dolayısıyla çok fazla azim ve meşakkatli bir iş aslında modellik, öyle dışardan göründüğü gibi kolay bir iş değil. Elimden geldiğince yıllarca işimi en iyi şekilde idame etmeye çalıştım. Öyle de olmaya devam etti.

Siz sunuculuk da oyunculuk da yaptınız. Sizin için modellik mi sunuculuk mu yoksa oyunculuk mu daha keyifli? Hangisini tercih edersiniz?

Oyunculuğu tercih etmiş olsaydım oyunculuğa devam ederdim. Eğitimini alırdım. Kapasitem var, yeteneğim var. Ama oyunculuk bir aşk işi. Onu aşık olan insanlar yapabilir, o mesleğe aşık olman gerekiyor. İnanılmaz zor bir meslek oyunculuk. Bana hitap etmediğini anlayınca ben oyunculuktan çekildim. Hala çok fazla teklif alıyorum, ama açıkçası kalbim o tarafa gitmek istemiyor. “Bunun bedeli ne olursa olsun oyunculuk bana göre değil” dedim kendi kendime ve o sayfayı kapattım. Sunuculuğa gelince, sunuculuğa aşığım. Her türlü ekran karşısında sunum yapmayı seviyorum. Dediğim gibi 19 yaşından bu yaşıma kadar hep sunuculuk yaptım. İnanılmaz keyif alarak yaptığım bir görev, meslek gibi değil de çok sevdiğim bir şeyi yaparcasına keyif alarak yaptım sunuculuğu. O yüzden yıllarca sürdürdüm. Modelliğe gelince, benim ilk hedeflediğim iştir modellik. Ben amaç olarak kullanmadım modelliği. Türkiye’de modellik mesleğini en iyi şekilde, en kaliteli şekilde ve gerçekten mesleğine saygı duyarak yapanlardan bir tanesiyim. O yüzden de modellik mesleğine saygım sonsuzdur. Ama bildiğiniz gibi modelliğin de bir yaşı var. Geçici bir meslek. Onun için zamanında sunuculuk yönü- mü keşfedip, bunu ekranlara taşımışım. Kendimi insanların beyinlerine, hafızalarına sunucu olarak kazıtabildim. İkisi de benim için aşktır. Modellik de sunuculuk da. Ama şu anda sorarsanız tabii ki de sunuculuk. Özellikle anne olduktan sonra.

İşte benim stilim yarışmasına katıldınız. Bunun hakkında biraz konuşalım, nasıl oldu?

Benim Stilim Ünlüler Yarışması, o dönemin en çok reyting alan, en çok izlenilen moda programlarından biriydi. Bana da böyle bir talep geldiğinde bir ay kadar düşündüm açıkçası. “Katılayım mı? Bana ne faydası olur? Katılmazsam ne olur?” Sonuç itibariyle o dönemde ekrana yaptığım bir işim yoktu ve bir şeyler üretebilmek adına tekrar ekrana girmek için yarışmaya katıldım. İnanılmaz zor günler yaşadım diyebilirim. Kesinlikle orada olup, bu işi yapan insanlara sonsuz saygı duyuyorum. Çünkü çok zor bir iş. Yani insanların ekranda sadece 2 saatte izledikleri görüntüleri, biz 15 saatte çekiyorduk. Uykusuz, yorgun, inanılmaz derece beyin dağınıklığı, zaten o sürekli oturma pozisyonunda olduğumuz için dolaşım sistemi bozukluğu bile yaşadım. 1 ay sürdü program. Normalde 3 ay sürecekti, fakat ünlüler yarışması sanıyorum tutmadı. Öyle olunca da program bitti. Sonra tekrar normal halk yarışması haline döndü. Çünkü ünlüler her zaman giyimine kuşamına, çantasına ayakkabısına önem vermek zorunda ve iyi markalar alıyor. Çanta 5bin lira, ayakkabı 2bin lira. Aslında yarışmada halka örnek olacak isimler vardı ama insanların ulaşabileceği bir şeylerin olması gerekiyor. Biz sonra buna dikkat etmeye başladık derken, zaten yarışma bitti. Ben çocuğuma o dönem vakit ayıramadığım için çok vicdan azabı çekiyordum. Dediğim gibi 15 saat gece gündüz çekimdesiniz. Haftada 3 gün boş oluyor, zaten o 3 günde de kombin yapma peşindeyiz. Aslında dolabımda envai çeşit kıyafetim var ama görmüyorum. Artık mesleki deformasyon mu diyelim, o arada sürekli kıyafeti, giyim kuşam görmekten artık ben seçici olamıyordum. Kıyafetten, kombin yapmaktan artık soğumuştum. Ama çok güzel dostluklar kazandım, arkadaşlıklar kurdum. Biliyorsunuz, Ceylan Erdem güzel bir yapım, prodüksiyon şirketi. Türkiye’de yıllardır çok güzel işlere imza atan bir isim. Onlarla çalıştığım için mutluyum. Onun dışında iyi ki de yapmışım.

Bir daha teklif alsanız?

Yapmam. Dediğim gibi Kayra’ya, oğluma 1 ay boyunca hiç vakit ayıramadım.

Planlı bir yaşamınız var mı yoksa aklınıza eseni mi yaparsınız?

Ben tam bir başak burcuyum. Bilen bilir ben planlı, programlı yaşamayı seven bir insanım. Böyle aklıma esip hadi şuraya gidelim falan diyebilen bir tip değilim. İllaki her şey programlı ve düzenli olacak. Hayatım da öyle, evim de öyle. Hiçbir şekilde plansız programsız bir şeye kalkışmadım. Spontane yaşamayı sevmiyorum.

Sürekli bakımlı ve güzelsiniz. Bu zor değil mi? Yaşam tarzı haline mi geldi sizin için?

O aslında insanın içinden gelen bir şey. Buna ekstra bir çaba sarf ediyor musun diye sorarsanız sarf etmiyorum açıkçası. Kadın dediğin güzellikten ziyade zaten bakımlı olmalı. Bakımlı ve temiz olmalı. Bunun için gereken şeyleri hepimiz yapıyoruz. Ekstra yaptığım bir şey yok. Dediğiniz gibi bana yaşam tarzı gibi geliyor. Ekstra bir çaba harçamıyorum yani.

Mutfağa giriyor musunuz?

Çok severim. Yemek yapmayı, yedirmeyi ve yenildiği zaman ekstra bir ilham geliyor bana bir daha yapasım geliyor. Mutfakla haşır neşirim. Ben Hatay İskenderunluyum. Çok zengin bir mutfağımız var bizim. Dolayısıyla elim de lezzetli. Yemek yapmayı seviyorum açıkçası.

En iyi yaptığınız yemek?

Kuru fasulye, acılı.

Yemeğiniz beğenilmediğinde ne yaparsınız?

Üzülürüm, gerçekten üzülürüm. Kendi me kızarım. Çünkü yaparken severek bir şey yaptığınız zaman hep güzel şeyler ortaya çıkar. Severek yapıyorum ama beceremediğim zaman da bu yüzüme vurulduğunda mutsuz olurum, kafaya takarım. Kabul etmeme durumum olmaz. Çünkü doğru bir tanedir. Olmamışsa olmamıştır. Bir daha telafi etmeye çalışırım.

Kilo kontrolü için destek alıyor musunuz? Yoksa uyguladığınız özel bir beslenme programınız var mı? Doğru ve sağlıklı beslenmeyi nasıl sağlıyorsunuz?

Açık ve net bir şey konuşayım, artık teknoloji var, sosyal medya var. Artık herkes uzman. Ama ben örnek alınacak bir tip değilim, onu söyleyeyim. Şu an 28 yaşındayım. Hayatım boyunca sadece 5 ay spor yaptım. Doğumdan 3 sene sonra 5 ay kadar plates yaptım. Yapamadım, sıkıldım. Biraz irileştiğimi görünce de sporu bıraktım. Hayatımda spor hiçbir zaman olmadı. Düzenli besleniyor musunuz diye sorsanız düzenli de beslenmiyorum. Canım ne istiyorsa o an yiyebilirim ama tabii ki herkesin olduğu gibi belli dönemlerimiz oluyor ve biraz kilo aldığımı hissettiğim zaman dikkat etmeye başlıyorum ben de. Spor yaparak atıyorum, ip atlayarak, yürüyüş yaparak, daha düzenli hayır onu yememeliyim diyerek kendimi dengelemeye çalışıyorum. Ama bu her zaman böyle olacak diye bir kaide yok. Şu anda metabolizmam çok çalıştığı için şanslıyım. Ama 30’dan sonra yaş ilerledikçe yavaşlıyor biliyorsunuz. Ben de sağlıklı besleneceğim, sporumu da yapacağım. Herkes zaten böyle yaşamalı bence. Şu an bende metabolizmamın vermiş olduğu bir rahatlık var. Vücut anatomisi diye bir şey var, ben hiçbir zaman çok kilolu bir kadın olamam. Ben 8 buçuk kilo vermiş biri olarak doğumdan çıktım. Çok hızlı bir şekilde aldığım kiloların hepsini bitirdim. Hiçbir zaman hamileliğim dışında kilolu bir kadın olduğumu hatırlamıyorum, ki inşallah da olmaz. Dediğim gibi anatomi ve kemik yapısı. Sadece kadınların belli bir yaştan sonra sıkılaşma ihtiyacı oluyor. Ben de bunun için elimden geleni yapacağım.

Dünyada en sevdiğiniz mekan neresi?

En sevdiğim Londra. Gitmedim ama gitmeyi çok istiyorum. Görmek istediğim bir yer. İtalya, Fransa, Dubai’yi çok merak ediyorum. Çocuğumun yaşı çok küçük olduğu için bir türlü fırsatım olmadı. Ama gittiğim gördüğüm yerler de oldu. Gördüğüm yerlerden bahsedecek olursak inanılmaz etkilendiğim bir ülke var, o da Mısır. Piramitleri gezdim, oranın atmosferi çok farklı. Oradan etkilenmiştim. Ama Avrupa ülkelerine önümüzdeki yıllarda gitmeyi düşünüyorum. Bizim ülkemizin üzerine de bir ülke tanımıyorum. Dünyada böyle bir ülke yok. Her şeyi bir arada barındıran, coğrafi konumu açısından bu kadar üst seviyede bir ülke yok.

En sevdiğiniz mutfak hangisi?

Çok enteresan, uzakdoğu mutfağını çok seviyorum. Uzakdoğu mutfağı bana cazip geliyor. Onun dışında Hataylıyım, Meksika olabilir. Çünkü acılı soslu yemekleri çok seviyorum. Türk mutfağı da çok zengin.

En sevdiğiniz yemek hangisi?

Asla dolmanın hiçbir türlüsüne hayır diyemem. Her türlüsünü yiyebilirim. Patlıcan dolması, yaprak sarması, kabak dolması, biber dolması, aklınıza gelecek hepsi.

Yapabilir misiniz peki?

Keşke yapmayı bilsem. Bir türlü onu beceremiyorum. Annemden püf noktalarını öğrendiğim halde yapamıyorum. Ama yemeyi çok seviyorum.

İstanbul’da vazgeçilmeziniz olan mekan neresidir?

O kadar çok alternatif var ki İstanbul’da. Biliyorsunuz büyük bir metropol. Bir sürü mekan var. Gidip geldiğimiz yerler de bellidir. Ben çok farklı mekan değiştirmeyi sevmiyorum. Bildiğim yer olsun, benim olsun. Birkaç tane nokta var zaten İstanbul’da. Etiler, Bebek sürekli benim gittiğim. Ama vazgeçemem, hayır asla yapamam dediğim bir mekan da yok. Çünkü çok alternatif var.

Market alışverişi yapar mısınız?

Çok severim. Evde yardımcım vardır ama ben yardımcımı ev market alışverişine yollamam. Ben gidip kendim seçeceğim. Sebzesini, meyvesini, dolaba girecek her şeyi kendim o sepete dolduracağım. Market alışverişi yapmaktan keyif alıyorum.

Oğlunuzun beslenmesinde GDO’Lu gıdalara dikkat ediyor musunuz?

İlk dönemler yani Kayra yeni doğduğunda 2,5-3 yaşına kadar dikkat ettim. GDO’lu olmamasına, organik olmasına dikkat ettim. Artık kendini ifade edebilen bir yaşta olduğu için istediklerini kendi diline getiriyor. Yine sağlıklı olmasına dikkat edip her şeyi yedirebilirim. Kayra yemek ayrımı yapan bir çocuk olmadı.

Organik beslenme çabanız var yani?

Kayra 3 yaşına gelene kadar organik sütler, bıldırcın yumurtası, organik tavuk yumurtası olacak diye hep dikkat ettim. Sebzelere de aynı şekilde. Ama şu anda çok dikkat etmiyorum.

Sağlıksız kaçamaklarınız var mı?

Gece atıştırmaları, tatlı krizleri gibi. Aslında ben yemek yemeyi çok seven bir kadınım, ki mesleğim modellik olmasına rağmen. Çoğu model aslında yemek yemeyi çok sever. Kimi düzenli beslenir, kimi düzensiz. Çok sevmeme rağmen, ben böyle gece açlık krizine giren bir kadın değilim. Yani belli dönemlerde tatlı krizim oluyor. O dönemlerde de asla yemem demiyorum. Gece canım waffle istese, waffle yerim. Ama her gece böyle bir sirkülasyon yok, belli dönemlerde oluyor. O yüzden de yok demiyorum. Kendime ve nefsime bu eziyeti yapamam. Bir daha mı geleceğiz dünyaya diye düşünüp, o anda canım onu yemek istiyorsa, nefsime ben böyle bir eziyet yapmak istemiyorum. 1-2 çatal da olsa yerim.

Bir akşam çok yemek yediniz. 2-3 gün yemek yememem gerekiyor diyor musunuz?

O dengelemeyi yapıyorum.

Kendiniz ve oğlunuz için gelecek planlarınız var mı?

30 yıl sonra geriye dönüp baktığınızda neleri yapmış olmayı hedefliyorsunuz? Kendimden ziyade oğlumun geleceğiyle ilgili planlarım var. Şu andaki bütün çalışmalarım da Kayra’nın hayatına, geleceğine endeksli. Çok iyi okullarda iyi eğitimler alsın istiyorum. Bunun için de elimden gelen her şeyi yapacağım. Çünkü bence en önemlisi, cahil olmamak. Eğitim çok önemli. Şu anda tek kaygım Kayra’nın eğitimi. Acaba iyi bir eğitim verebilecek miyim? Acaba çocuğum iyi okullarda okuyabilecek mi? Ya da nasıl bir öğrenci olacak? Buna yönelik planlarım var. Zaten benim hayatım ondan ibaret olduğu için kendi hayatımla ilgili çok fazla radikal bir değişimim yok. Ama farklı sektörlerde bir şeyler yapabilirim.

Mesela ne olabilir?

Mağazacılık olabilir, öyle düşünüyorum. Geleceğe yönelik ticaret ile ilgili bir şeyler yapmayı düşünüyorum.

Son olarak food time okuyucularına ne söylemek istersiniz?

Söylediğim gibi ben şu anda metabolizma rahatlığı yaşayan bir kadınım, o yüzden çok fazla örnek almayın diye dipnot geçeyim :) Sosyal medya sayesinde herkes her şeye aldanmasın. Her okuduklarına inanmasınlar. Doğal yöntemlerle kilo aslında kolay verilebilen ve kolay alınabilen bir şey. Beyinle de alakalı olduğunu düşünüyorum. Kilo alıp verme konusuna çok takıntılı olduğunuz zaman ters tepiyor. Ben bunu yaşadım. Çevremdeki insanlardan gördüm. Biraz vücudu da rahatlatmak, bir hedefe ulaşmak, kilo vermek istiyorlarsa ve veremiyorlarsa, bunu sağlıklı yöntemlerle ve doktor kontrolünde yapmalarını öneriyorum. Sosyal medyada, internet sitelerinde gördükleri zayıflama ilaçlarına kanıp da kullanmasınlar, hiçbir işe yaramıyor. Tam tersine insanlar sağlığından oluyor. Okuyucularımıza sağlıklı ve mutlu huzurlu günler diliyorum. Her şey gönüllerince olsun.

food time logo

FOOD TIME SOSYAL AĞLARDA

Bizleri sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Hem güncel haberlere hemde dergi içeriğimiz ile ilgili duyurulara ulaşmak için hesaplarımızı beğenip takip edebilirsiniz

YORUMLAR