Kategori: RÖPORTAJ
Okuma: 1.478 kez
Yayın Tarihi: 13.04.2018 Cuma 16:56:12
PAYLAŞ

Müziğin ahengi gastronomide

Thomas Rudelt, Horeca sektörünün odağında olan Metro Toptancı Market’in Yönetim Kurulu’nda olmanın yanında müzikle profesyonel olarak ilgilenen çok yönlü ve renkli kişiliğiyle de farklı bir yönetici profili çiziyor. Kendisi yöneticilik yapmayı seçmiş, ancak bu ona yetmemiş; müziğin, ritmin ahengi ile mutfaktaki sesin ahengini birleştirmiş olacak ki, ortaya şahane şarkıları ve sahne performansı çıkıyor. Almanya’da başlayan Türkiye’de devam eden bu serüvenin izlerini sürmeye ne dersiniz?

 Başarı hikayenizi bize anlatır mısınız?

A planım profesyonel bir müzisyen olmaktı. Sonra fark ettim ki, yeteneğim olmasına rağmen bu tarz bir işi yapmak için yetenekten başka şeylere de ihtiyaç vardı. Bu noktada B planıma geçtim ve şans eseri yollarımız Metro ile kesişti. İlk olarak stajyer olarak çalışmaya başladım ve başlar başlamaz çok hoşuma gitti. Markete gittiğimde ve yükseklere kadar yerleştirilen paletleri gördüğümde çok profesyonel ve diğer perakende sektörüne göre çok farklı bir ortamda olduğumu hissettim. Girer girmez “Vay canına, bu çok heyecanlı” dedim. Stajım sırasında, Almanya’da yaygın olan “dual” eğitimi aldım. Bu profesyonel okul ile meslek okulu arasında özel bir eğitim. Almanya’da birkaç yıl bu şekilde çalıştıktan ve okuduktan sonra, bu durum daha da çok hoşuma gitmeye başladı ve ticarete olan ilgimi gelecek yıllarda da sürdürmeye karar verdim. Doğduğum şehir Kassel’de yer alan Metro’da birkaç yıl çalıştım ve bir süre sonra kariyerimde yeni adımlar önerildi. Almanya’nın farklı şehirlerinde çalıştım, farklı marketlerde Mağaza Müdürlüğü yaptım. Daha sonrasında satın alma alanına yöneldim. Asistan seviyesinden müdür seviyesine yükseldim. İlk işimi hatırlıyorum: Yiyecek ve meyve satın almak. Benim de yiyecek ve meyveye büyük ilgim var, renkli olması beni her zaman büyüler. Sonrasında yine Almanya sınırları içerisinde Bölge Müdürü olarak görev yaptım. Bir süre Çek Cumhuriyeti’nde yaşadım. 3 yıl boyunca “Offer Director” olarak görev yaptım. “Private label” ürünlerin gelişiminden sorumlu olarak Almanya’ya döndüm. Portfolyomuzda bulunan 27’den fazla ülkeyi gezdim. Metro için “Own Brand” ve “Private label” stratejilerini geliştirdim. Sonrasında proje yönetiminden uzaklaşarak başka bir ülkeye yerleşmeyi ve işe dönmeyi istedim ve Türkiye’de çalışmaya başladım.

Türk mutfağını seviyor musunuz, en sevdiğiniz yemek nedir?

Türk mutfağına aşığım. Benim için dünyadaki en önemli mutfak. En sevdiğim yemek mantı. Geçtiğimiz hafta Cappadox festivali için Kapadokya’daydım. Dönüşte Kayseri’de mola verdik. Kayseri mantısı müthiş bir lezzet. Kayseri’de bir mantıcıda mola verdik. Bu benim için Türk mutfağının güzel bir örneği. Ülke, hem tarım hem de reçetelerin geliştirilmesi olarak çok zengin. Bunun tarihle ve Arap kültüründen gelen etkilerle çok ilgisi var tabii. O kadar zengin ki, gelecek dönemde mutfağı daha da geliştirmek için çok ciddi bir potansiyeli var, buna gerçekten inanıyorum.

Coğrafi işaretleri ürünler, Metro Cash & Carry’de nasıl bir öneme sahip?

Türk mutfağından ya da Türk kültüründen bahsediyorsak bu çok güzel bir örnek. Türkiye’deki coğrafi işaretleri ürünlerin potansiyelinin yaklaşık 2500 ürün olduğunu biliyor muydunuz?

Bizi Restoran Haftası konusunda bilgilendirir misiniz?

Restoran Haftası Ramazan başlamadan hemen önce gerçekleşti. Tüm çalışmalarımızı bir araya toplamak üzere yola çıktık. Türk mutfağı, Türk yemek kültürü, coğrafi işaretli ürünleri ele alarak, Gastronometro aracılığıyla çalıştık. Bu arada Gastronometro, Türkiye’de yer alan bir inovasyon platformu. Şeflerle buluşmak, hem Türk mutfağını reçetelerle daha ileri noktaya taşımak hem de potansiyel şeflerin yetkinliklerini geliştirmek için kurduğumuz bir platform. Restoran Haftası’ndaki fikir, tüm bu çalışmaları son tüketiciye sunmak. Restoran sahipleriyle bir araya geliyoruz. Yaklaşık 50 partnerimiz, 100 restoran iş ortağımız var. Türk mutfağının değerlerini sunuyoruz ve bunu yaparken diğer önemli noktaları göz ardı etmiyoruz. Tüketicilere ulaşırken, mutfağımızdan keyif almalarını ama diğer bir yandan da çevreyi düşünmelerini belirtiyoruz. Neleri yediğinizi, neleri sipariş ettiğinizi düşünmelisiniz diyoruz. Tüketicilere yiyemedikleri yiyecekleri eve taşımaları ve sonra tüketmeleri için poşetler sunuyoruz. Örneğin bu klasik bir atık yönetimi.

Hobileriyle öne çıkan bir yöneticisiniz. Ne kadar süredir müzikle ilgileniyorsunuz, yoksa yanlış iş mi seçtiniz?

Bu etkileyici ve ilginç bir soru, hoşuma gitti. Önceden en büyük hayalim profesyonel bir müzisyen olarak yetimekti. Sonrasında fark ettim ki, bunu gerçekleştirmek için gerçekten çok daha fazla yetenek ve enerjiye sahip olmanız gerekiyor. Hayatımdaki bazı durumlardan dolayı, plan B’ye geçiş yaptım, yani profesyonel ticarete. Fakat bir süre sonra fark ettim ki, müzik her zaman aklımın bir köşesinde yer alıyordu. Bir örnek verecek olursam, ailem benim müzik eğitimime hem enerjilerini hem de bütçelerini harcadı ve ben zengin olmayan bir çocukluktan geliyorum. 8 yaşında klasik gitar çalmayı öğrendim. Yaklaşık 12 yıl klasik gitar üzerine çalıştım. Sonrasında üniversite hayatıma başladım. Farkettim ki farklı bir şeyler yapmaktaki fikir buydu. Müzikten farklı bir şey yapmak. Bu dönemde profesyonel “trade” işine giriş yaptım. Ve sonrasında ilhamımı Türkiye’de buldum. Öncesinde de Çek Cumhuriyeti’nde. Çünkü bu yerler yaşamak için müthiş yerler ve gitarımın eksikliğini hissettim. Gitarımı getirdim ve yeni fikirler üretmeye karar verdim. Hem iş hem de müzik hayatımı birleştirmeyi denedim.

Albümünüzde Türkiye’den motifler yer alıyor mu?

Leyla parçasında var. Albüm hakkında biraz daha bilgi verecek olursam, Die Erde Dreht’te Leyla’nın da dahil olduğu 10 parça bulunuyor. Bu albüm benim hayatımın özeti. Çünkü iki istisna dışında bütün şarkı sözleri benim tarafımdan yazıldı. Bunlar benim hayatımdan deneyimler, düşünceler ve fikirler. Bunları kağıda döktüm ve Türkiye’de bir albüm kaydetmeye cesaret ettim. Müzik albümü yapma fikri 2 yıl önce Türkiye’de doğdu ve gelişti. Ayrıca bahsetmek istediğim bir arkadaşım var, 2 şarkı sözünün yazılması konusunda yardımcı oldu. Arkadaşımın adı Olly, Almanya’da yaşıyor. Kendisi bir gezgin. Suat, Olly ve ben bu albümde bir araya geldik. Bakalım ilerleyen dönemlerde neler olacak. Samimi olmak gerekirse nerede sonlanacak bilmiyorum. Bu bir seyahat. Nerede sonlanacağı ve sonraki adımlar beni de heyecanlandırıyor. İlk adım, sizin gibi kişilere müziğimi ulaştırmak.

Gelecek hedefleriniz nelerdir?

Benim için bütün hayat bir yolculuk. Albümümde de bulacaksınız. Die Erde Dreht isimli parçamın anlamı “Dünya Dönüyor”. Bütün hayat hareket üzerine kurulu ve bir seyahat. 52 yaşındayım, çok genç hissediyorum ve gencim. Neler olacağını bekleyeceğim. Profesyonel kariyerimde devam edeceğim, umarım uzun bir süre daha Türkiye’de yaşayabilirim ve hem şirketime hem de müzikal anlamda kendime ek değerler katabilirim. Umarım bir şekilde hem kariyer hem de müzik hayatımı bir araya getirebilirim. Bu sebeple gelecek on yıl ya da on beş yıl gibi değil, daha genel düşünüyorum. Sevdiğim ve istediğim şeyleri yapıyorum.

Son olarak izleyicilerimiz ve okurlarımız için bir mesajınız var mı?

Öncelikli olarak, siz yiyecekler üzerine yayın yapıyorsunuz. Yemek heyecan verir, yeni tatlar, yeni şeyler denemektir. Benim de mesajım bu. Yeni şeyler deneyin. Yiyecek ve içecek sevginizi ve hevesinizi hiç kaybetmeyin. Müzik dinleyin. Duyuları birleştirin, çünkü her şey bir araya geldiğinde değer kazanıyor. Ve benim için kişisel bir iyilik yapın. Metro’dan alışveriş yapın, müziğimi dinleyin ve beni sosyal medyada takip etmeyi unutmayın: www.dasrudelt.com Thomas Rudelt’in müzik yaşamındaki idollerinden Metro Cash & Carry’nin satın alma stratejisine, coğrafi işaretli ürünlere kadar birçok detayı ve daha fazlasını foodtimedergi.com’da bulabilirsiniz.

food time logo

FOOD TIME SOSYAL AĞLARDA

Bizleri sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Hem güncel haberlere hemde dergi içeriğimiz ile ilgili duyurulara ulaşmak için hesaplarımızı beğenip takip edebilirsiniz

YORUMLAR