Kategori: RÖPORTAJ
Okuma: 1.489 kez
Yayın Tarihi: 11.04.2018 Çarşamba 17:19:33
PAYLAŞ

Gazoz olma efsane ol

1912 yılından bugüne adını ve tadını koruyan Uludağ İçecek, günümüzde hala ulusal anlamda şeker pancarı kullanan tek içecek üreticisi firma olarak lezzet farkını da ortaya koyuyor. Uludağ İçecek 4. kuşak temsilcisi Ömer Kızıl 100 yılı aşkın marka yolculuğunu paylaştı.
Uludağ İçecek sektörde nasıl fark yarattı?

Meşrubatlardaki farkımız dededen gelen klasik bir yöntem kullanmamız. Bugün Türkiye’de ve dünyada herkes meşrubat üretirken suyunu yumuşatmak, belli bir sertliğe indirmek zorundadır. Yeni teknolojiler sayesinde Reverse Osmosis denilen sistemle artık suyun da içindeki tüm mineraller alınıyor. Suyun içerisindeki bazı mineraller sertliğe neden oluyor ve tüm rakiplerimiz akü suyu üzerine kimyasal ekleyip o sertliğe erişmesini sağlayarak bu suyla meşrubat yapıyor. Biz bunu yapmıyoruz, yine dededen kalma bir sistemin otomasyonunu yapıyoruz. Türkiye’de ve dünyada ilk diyebiliriz. Ciddi büyük kapasiteli bir sistemdir. Biz sadece suda sertliğe neden olan kalsiyum ve magnezyumu dinlendikten sonra ayrıştırıyoruz. İçinde diğer tüm mineraller kalıyor. Meşrubat suyumuzu üretimden önce içerseniz lezzet farkını göreceksiniz. Biz ondan dolayı büyük bir yatırım maliyetini göze aldık ve ciddi bir inovasyonla iki önemli farkımız oluştu. Şeker pancarı şekeri ve Uludağ suyunda sertlik yapan iki minerali alıp diğer tüm mineralleri tutarak tüm ürünleri buna göre yapıyoruz. Farklılıklarımızı her zaman koruduk ve korumaya devam ediyoruz.

Uludağ Doğal Maden Suyu, Uludağ Frutti ve efsanevi kobalt mavisi rengiyle Uludağ Premium’un ortaya çıkış hikayelerini anlatır mısınız?

2001 yılında 4 ürünümüz vardı: Uludağ Gazoz, Uludağ Portakallı Gazoz, Uludağ Maden Suyu ve Uludağ Cola. Bugüne geldiğimizde Uludağ’ın 42 çeşit ürünü var. 2002 yılında önce Frutti markasıyla pazarı takip ettik. Türkiye’de meyve aromalı maden suyu modası çıkmıştı ve biz Frutti olarak bu kategoride yepyeni ürünler yaptık. Şu anda 6 tane Frutti, 3 tane C Max olmak üzere 9 tane Frutti ürünümüz var. Bu ürünlerimiz pazarda çok ciddi üstünlük kazanmamızı sağladı. Türkiye’deki Pazar payımızla meyve aromalı maden suyuyla açık ara lider olduk. Sadece Frutti değil. Frutti Extra meyve suları grubuyla da bir inovasyon daha yapmış olduk. Herkes meyve aromalı maden suyu yaparken biz meyve sulu maden suyu yapıp çok daha farklı lezzetleri bir araya getirdik. Ne yazık ki maden suyu Türkiye’de hala yemeklerden sonra hazmetmek için içilen bir ürün kategorisindedir. Yüksek gazlı maden suyu içiyoruz ama biz dedik ki onun yerine gün içerisinde de tercih edilebilecek daha hafif, gaz oranı daha düşük bir ürün yapalım. Bu noktada da Uludağ Premium Maden Suyu ortaya çıktı.

Uludağ Premium Maden Suyu hafif şişede olmasın, hoş bir şişede olsun dedik. Sayın Ece Ege mavi şişeyi tasarladı ve müthiş bir başarı hikayesi oldu. Uludağ Premium Maden Suyu bugün Türkiye’de kendi sektöründe ithal ürünlerin de önünü kapayarak, açık ara çok ciddi bir yere geldi ve insanlar her geçen gün maden suyunun değerini daha çok anlıyor. Yüksek gazlı maden suyu içmeyi tercih etmeyenler, Uludağ Premium Maden Suyu’nu hoş şişesiyle kullanabiliyorlar.

Sektördeki yeniliklerinizden bahsetmişken evde tüketilen limonatayı da şişeleyip raflara taşıdınız. Uludağ Limonata nasıl ortaya çıktı?

Biz hep yeni içeceklere yatırım yapacağız diye karar almıştık. Bir gün Genel Müdür Mete Bey ile beraber meşrubat merkezimizdeyiz. Oraya bankacılar gelmişti. O zamanlar yeni içecekler yapıyoruz, Frutti çok modaydı. Bir bankacı arkadaş bana dedi ki: “Hep yeni içecekler yapacağız diyorsunuz. Niçin limonata yapmıyorsunuz? Hem Türkiye’de hem Osmanlı İmparatorluğu’nda yıllardır içilir. Bizim genlerimizde, evlerimizde; anneanneler, babaanneler hep limonata yaparlar. Niçin yapmıyorsunuz?” Doğru! Tüketiciyi dinlemek lazım ve ben o toplantı biter bitmez hemen Ahmet Bey’i çağırdım. “Ahmet Bey hemen Uludağ Limonata formülüne başlıyoruz. Sen bize iyi bir limonata formülü yap” dedim. Bursa’nın en iyi, meşhur pastanelerinden iki tane limonata aldırdık. İki tane de annemin yakın arkadaşlarından iyi limonata yapanlardan rica ettik. Onlarla beraber AR-GE çalışmalarımız başladı. Annelerimizin yaptığı ev yapımı tadında limonatayı bulana kadar çalıştık ve 2007 yılında Uludağ Limonata üretimi başlamış oldu. İnanılmaz bir satış yakaladık. Ev yapımı, kaliteli limonata 2008 yılında ‘Göbeği ata ata, Uludağ Limonata’ reklam kampanyasıyla, çok da iyi bir tanıtımla Türkiye’de herkesin evine girdi. Ciddi bir trendle de artarak devam ediyor.

Yurtdışı pazarlarda durum nedir? Yurtdışı için farklı ürünler var mı?

Kendi iç pazarı haricinde yurtdışı için de yaptığı ürünler, ambalajlar var. Bunu şu şekilde kategorize edebilirim: Uludağ’ın ihracat yaptığı ülkeler 3 gruptan oluşuyor. Birinci ana grup Almanya başta olmak üzere Avrupa. İkinci en büyük pazarımız Irak’ta Frutti başta olmak üzere çok ciddi bir pay yakaladı. Bugün Irak’ı gezerseniz her tarafta Frutti ana marka olarak önünüze çıkar. Bu iki ülkede çok iyiyiz. İkinci ikili Filistin, İsrail Arap Bölgesi ve Kıbrıs. Burada çok ciddi anlamda Uludağ Gazoz ve Frutti Extra ile çok ciddi bir yerdeyiz. Bunlar 3. ve 4. ülkeler. Ardından 5’ten 9’a kadar bir beşlimiz var: Avusturalya, Amerika, Romanya, Bulgaristan, İngiltere.

Uludağ İçecek markalarının müzik ve spor alanında sponsor olduğunu görüyoruz. Sizin için bu konunun özel bir anlamı var mı?

Uludağ Limonata her zaman futbolda vardı. Bursaspor şehrimizden çıkan bir takım. Uludağ Limonata o günden beri futbolun içinde oldu. Modada, üst düzey sporlarda, yelkenlerde ve bunun gibi yerlerde Uludağ Premium Maden Suyu var. Bunlardan bir tanesi de benim 5 yıldan beri başkanlığını sürdürdüğüm Bursa Filarmoni Derneği. Ana sponsoru Uludağ Premium Maden Suyu. Türkiye’de 6.sı olan son Bölge Devlet Senfoni Orkestrası Bursa’da. Kurucusu Devlet Senfoni Orkestrası olmadan önce rahmetli babam Prof. Dr. Ayhan Kızıl’dı. Uludağ Üniversitesi Rektörü iken önce üniversitede üflemeli çalgıların kurulması, sonraki yıl Sayın Erdem Saker Belediye Başkanımızla belediyede yaylı çalgıların kurulması, ondan sonraki senede de Bursa Senfoni Orkestrası’nın oluşturulmasıyla Bursa kendi üniversitesinden, belediyesinden bir senfoni orkestrası kurmuş oldu. Bizim içimizden gelen güzel bir tarihi var. Başına getirdikleri Rahmetli Hikmet Şef, çok ciddi yardımlarda bulunarak, danışmanlık yaparak ve en sonunda Kültür Turizm Bakanlığı’nın kapısında yatarak Türkiye’de Devlet Senfoni Orkestrası olmasını sağlamıştır. 1996 yılından beri de bu şekilde gidiyor. Bursa Filarmoni Derneği’nin arkasında Uludağ Premium Maden Suyu var. Bugün Bursa’da 14-15 tane sanayici arkadaşımızın ve markanın desteklediği Bursa Devlet Bölge Senfoni Orkestrası, sanıyorum Türkiye’nin en fazla biletli seyirciye sahip olan orkestrası haline geldi ve bizim için gurur kaynağı oldu.
food time logo

FOOD TIME SOSYAL AĞLARDA

Bizleri sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Hem güncel haberlere hemde dergi içeriğimiz ile ilgili duyurulara ulaşmak için hesaplarımızı beğenip takip edebilirsiniz

YORUMLAR