Kategori: RÖPORTAJ
Okuma: 1.726 kez
Yayın Tarihi: 13.04.2018 Cuma 16:58:02
PAYLAŞ

Caz müziğin duayen ismi Fatih Erkoç

Çok yönlü kimliğiyle gerçek bir müzisyen profili çizen, Türkiye’de caz müziğin duayen ismi Fatih Erkoç’un hayatını, profesyonel müzik kariyerinden beslenme alışkanlıklarına kadar mercek altına aldık.

Müzisyen bir aileden geliyorsunuz. Müziğe olan yeteneğinizi babanız sayesinde mi keşfettiniz?

Evet, babam Ud sanatçısı idi. 3-4 yaşına geldiğimde bana bir keman hediye etti. Babamın o zamanki taş plaklarını dinleyip taklit etmeye çalışırdım. Bazen babam bana bazı saz eserleri ve peşrevler öğretirdi. Biraz öğrenince; ben keman, babam Ud ile meşk ederdik. İlk müzik eğitimimi babamdan aldım yani.

Eğitiminizi yarıda bıraktığınız için pişmanlık yaşadınız mı?

Aklım başıma geldiğinde yaşadım tabii. Pişman da oldum ama, ilkokul 3. sınıfta yaramazlıktan, konservatuvar 2. sınıfta fizikten, 5. sınıfta da tarih-coğrafyadan kalınca sıkıldım doğrusu. Daha liseyi bitirmeden 3 yıl kaybetmiştim, ayrıldım okuldan.

Norveç’te yaşamaya neden karar verdiniz? Yurda dönüş nasıl oldu?

Emin Fındıkoğlu, Türkiye’nin en önemli müzik adamlarından biridir caz konusunda. O bir orkestra kurup yurtdışına çıkmıştı. Ben askerken teklif geldi Emin Hoca’dan. Norveç’te 2-3 aylık iş almışlardı ve askerlik görevimin bittiği aylarda İsviçre’den Norveç’e geçeceklerdi. Ben de onlara 1975 Nisan ayı sonunda katıldım. Birkaç ay birlikte müzik yaptık sonra Emin Hoca yurda döndü. Diğer orkestra arkadaşlarımla birlikte başka bir grup kurup devam ettik Norveç macerasına. Yaklaşık 1 yıl sonra herkes Türkiye’ye döndü. Ben maalesef Norveçli bir hanımla evlendim ve orada kalmaya devam ettim. Sonra bu evliliğin yürümeyeceğini anladım, ama 11 yıl geçmişti bile. İlk başlarda yürümeyeceği belliydi ama hem gurur meselesi yaptığım için, hem de ‘Belki düzelir’ düşüncesiyle 11 yıl bekledim işte.

Albümlerinize baktığımızda pop ve caz altyapılarını görüyoruz. Neden farklı tarzda albümler yapmayı tercih ettiniz?

Ruhumda her tarz müziğe geniş bir yer olduğunu hep hissettim. Müzikal kalbim çok geniş yani. Bu yüzden yakıştırdığımı düşündüğüm tarzlarda albümler yapıp konserlerimde seslendirdim. Poptan önce ruhumda caz vardı. Sonra pop ile kendimi tanıtmak ve dinleyicilerin müzikalitelerini yukarı çekmek istedim. Daha kaliteli müziğin var olduğunu ve bunun da dinlenip sevilebileceğini dinleyiciye göstermek istedim. Bunda da yüzde 60-70 başarılı olduğumu düşünüyorum. Benim sevenim çok, sağ olsunlar. Bu güzel insanlar beni takip ettiler ve etmeye de devam ediyorlar. Ayrıca müzik tarzlarının güzelliklerini içimde hissettiğim için, bu kadar çok farklı müzikle iç içeyim.

Sizi en çok hangisi mutlu ediyor?Fatih Erkoç’u caz mı pop mu en iyi anlatıyor?

Caz elbette. Ancak dediğim gibi, her tarzın kendi güzelliklerini hissedebiliyorum.

2016’da müzik piyasasına sunduğunuz “True Love” albümünüze dinleyicilerinizden nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Caz albümlerini duyurmak, tanıtmak çok kolay bir iş değil. Bu yüzden, ‘True Love’ albümünden beni seven birçok insanın bilgisi olmayabilir. Ama haberi olması gerekenlerin bilgisi var zaten. Dolayısı ile pop dinleyicisi değil ama caz dinleyicisi için çok hoş bir albüm olduğu yönünde güzel tepkiler var.

Azminiz ve işinize aşkla bağlılığınızla kanser tedavisi gören insanlara ışık oldunuz. Şimdi nasılsınız?

Şu an hastalıkla ilgili bir sorun yok. Tertemizim çok şükür. Kontroller devam ediyor, bu da daha iyi olduğumun ve olacağımın garantisi Hastalığımın başladığı günden iyileştiğim zamana kadar olan dönemde, hem sahne hem de günlük yaşamımdaki duygularımı dile getiren bir kitap yazdım. Asıl bu kitapla kansere yakalanan dostlarıma ışık olmak isterim. Eylül’den sonra çıkacak olan kitabımın adı büyük olasılıkla, ‘Avuç İçi Kadar Mutluluk’ olacak.

İş yoğunluğunuzun içinde spor ve sağlıklı yaşam için vakit ayırabiliyor musunuz

Haftada 3-4 gün yürüyüş, yelken ve bisiklete binmek gibi hafif sporlar yapıyorum.

Günlük beslenme programınızda olmazsa olmazınız nedir?

Haşlanmış yumurta, ceviz, zeytin ve zeytinyağı.

Bir restorana gittiğinizde daha çok ne tür yemekler tercih edersiniz?

Et ve sebze yemekleri tercihimdir. Maalesef çok sık olamıyor ama arada balık da yiyorum.

Sık sık yurt dışı seyahatlerine çıkan bir müzisyen olarak dünya lezzetlerinden favoriniz nedir?

Çin yemeklerine bayılırım. Yurt dışına gittiğimde mümkünse Çin yemeğini tercih ederim.

Mutfağa girmeyi sever misiniz?

İddialı olduğunuz bir yemek var mı? Pek sayılmaz. Yemek yapmayı sevmem.

Gıda alışverişlerinde nelere dikkat edersiniz?

Olabildiğince doğal beslenmeye çalışırım. Ama arada çikolata ve dondurma gibi zararlı şeyler de alırım.

Son olarak Food Time dergisi okuyucularına ve GidaGundemi. com sitesi takipçilerine neler söylemek istersiniz?

Sağlıklı ve olabildiğince doğal beslenmelerini öneririm. Ev yoğurdu, ev kefiri, ev turşusu, paça çorbası gibi doğal besinleri tüketmelerinin önemini anlamalarını isterim. Ama bunu başaramadıklarında stres de yapmamaları gerekir. Stres kanserin yüzde 50 nedenidir. Olduğu kadar yapsınlar. Ayrıca hafif bir günlük spor (yürüyüş mesela) yapmaları ve günde illâ ki 2-3 litre su tüketmeleri çok ama çok önemli. Hayata olumlu bakmak çok önemli. Olumsuz her şeyden kaçınmalarını öneririm. Anı mutlu bir şekilde yaşamaları kendileri için hayat kurtarır Herkese sevgi ve saygılarımı sunarken, mutlu bir dünyada yaşamamız dileği ile sağlık diliyorum.

food time logo

FOOD TIME SOSYAL AĞLARDA

Bizleri sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Hem güncel haberlere hemde dergi içeriğimiz ile ilgili duyurulara ulaşmak için hesaplarımızı beğenip takip edebilirsiniz

YORUMLAR