Kategori: RÖPORTAJ
Okuma: 1.487 kez
Yayın Tarihi: 11.04.2018 Çarşamba 18:00:26
PAYLAŞ

Sanat ve gastronomi birleşti

Kayla Mutfak Sanatları, profesyonel mutfak eğitimlerini sanatı ve gastronomiyi birleştirerek interaktif hale getiriyor. Bu etkileyici ambiyansın içinde Kayla Mutfak Sanatları’nın kurucusu Executive Chef Cavit Ünal aşçılık kariyerini ve sanatın içinden gelen akademik eğitimlerini paylaştı.

Cavit Ünal 1972 İstanbul doğumlu. 9 yaşında babasıyla birlikte mutfağa girmiş ve bir daha çıkmak istememiş. Hem okuyup hem çalışmış. Hatta eğitim öyle içine işlemiş olacak ki profesyonel mutfak eğitimleri vermek için akademi kurmuş, sektöre katkıda bulunmak için elinden geleni yapmaya devam ediyor.

Akademisi’ni kurma fikri nasıl ortaya çıktı?

Bazıları ücretli, çoğu ücretsiz olarak zaten eğitim veriyordum. Sosyal sorumluluk projesi olarak kafamızda yer etmişti. Eğitim vermeyi çok seviyorum. Birilerinin bir şeyi başka birinden alarak geliştirmesi beni çok mutlu ediyor. Herkes restoran açıyor, benim ise aklımda hep eğitimle ilgili şeyler vardı. Artık yeter buraya kadar diyip bir mekan arayışına başladık ve mekanı bulur bulmaz da “Tamam bizim yerimiz burası” dedik ve okulu açtık.

Kayla Mutfak Sanatları ne gibi hizmetler sunuyor?

Kayla Mutfak Sanatları sadece aşçı yetiştirmiyor. Biz yetiştirdiğimiz insanların sanatsal yönde bakış açısının farklı olabilmesi için farklı etkinliklerde bulunuyoruz. Profesyonel pastacılık ve profesyonel aşçılık eğitimlerimiz var. Sahnemizde interaktif şekilde tiyatro oyunu ve workshoplarımızı bir araya getirdik. Sahnemizin bulunduğu yerde şeflerimiz ve öğrencilerimiz fikir alışverişinde bulunuyorlar. Firmalarla şeflerimizi bir araya getiriyoruz. Böyle interaktif, hareketli, samimi ve sıkıcı olmayan bir akademi kurduk.

Sizi diğer akademilerden ayıran özellik nedir?

Aslında hepsi birbirinden iyi ve birbirinden farklı. Ukalalık olacak ama benim farkım şu, birincisi ben varım, iki benimle beraber olan arkadaşlarım var. Eğitim kadrom çok kuvvetli. Buranın ambiyansı çok farklı. Her taraf metal, cam ve mermer olan bir yer olsun istemedik. Yaşayan canlı bir yer olsun istedik. Bizim farkımız sanatsal etkinlikleri mutfakla bir araya getirmiş olmamız.

Profesyonel mutfak eğitimlerinizden bahseder misiniz?

Profesyonel mutfak eğitimlerimizin belgelendirme sistemi Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK onaylı. Toplamda 8 ay sürüyor. Bu 8 ayın 4 ayı pratik ve 1 ayı teorik olmak üzere mutfak içerisinde gerçekleşiyor. Geri kalan 4 ay staj şeklinde oluyor. Staj yapmak istemeyen arkadaşlarımız yapmıyor ama ben ısrarla tavsiye ediyorum çünkü mutfak sadece burada gördükleriyle sınırlı bir şey değil. Evde ya da televizyonda gördükleri de değil. Bir de profesyonel pastacılık eğitimi var. Ana hamurlardan tutun da soslarına, figürlemeye, çikolataya kadar tatlı ve pastacılıkla ilgili her şeyi işliyoruz ve bunları yaparken sektörün önde gelen şefleriyle beraber çalışıyoruz. Eğitimlerimize şeflerimizin çoğu gönül borcu olarak geliyorlar. Buradan hepsine çok teşekkür ediyorum.

Eğitmen kadronuzu hangi kriterlere göre belirliyorsunuz?

Eğitim vermek interaktif bir olay. O duyguyu karşı tarafa geçirmeleri lazım, bundan dolayı eğitim verecek arkadaşlarımızı bu yönde seçtik. Hepsinin ayrı ayrı özellikleri var, hepsi eğitimlerin ayrı süreçlerinde bir araya gelecekler. Bazen de yemeklerde hep bir arada olacağız. Eğitmen şeflerimizi belirlerken, şeflerimizin özelliklerine göre hangi eğitimleri nasıl verebileceklerini değerlendirerek ve öğrenciye ruhen dokunabilecekler mi diye düşünerek karar verdik. Onlar da sağ olsunlar beni kırmayıp kabul ettiler.

Eğitimlerinizin yanında oldukça farklı etkinlikler de düzenliyorsunuz. Bu etkinliklerin içeriğinden bahseder misiniz?

“Afitap Mutfakta” diye bir projemiz var, geçtiğimiz günlerde basın lansmanını yaptık. Bir tiyatrocu arkadaşımızın canlandırmış olduğu bir karakter. Karakterimiz kendini dünyanın en güzel kadını olarak addediyor, ama 140 kilo. Bu karakteri mutfakla nasıl bütünleştirebiliriz diye düşündük ve bir “gün konsepti” ortaya çıktı. Masamızı kekler, börekler, salatalar ve mezelerle doldurduk. Sadece patates salatası ve kısır yapmadık. Oyun başladı. Oyun devam ederken “Artık yeter acıktık” dedik. Afitap: “Yetiştiremedim lütfen patates salatası ve kısırı beraber yapalım” dedi. Oyunu seyreden arkadaşlarımızla beraber kısırı ve patates salatasını yaptık. Hep beraber burada yemekler yenildi. O sırada oyun devam etti. Daha sonra çay kahvelerini alarak içeriye oyunun geri kalanını seyretmeye geçtiler. Mutfakta interaktif şekilde yemek yapılarak böyle bir oyunun gerçekleşmesi dünyada ilk oldu. Çok daha güzel şeyler olacağına eminiz, çünkü güzel tepkiler aldık. Yemek tariflerini farklı bir boyutta yine Afitap’la beraber canlandıracağız. İnsanlar sıkılmasın, yemek tarifi alırken biraz da gülümsesinler. Gerilmeye gerek yok. Hep söylüyorum uçak motoru yapmıyoruz, yemek yapıyoruz, iyi yemek yapıyoruz. Bunu da insanlara göstermek istiyoruz. Seminerler yine devam edecek. Çok yakında Tadında Anadolu’nun Şefi Muhsin Usta ile Anadolu mutfağıyla ilgili bir seminerimiz var. Aynı zamanda da yemek olacak. Çok yakında duyurusunu yapacağız.

İlerleyen dönemler için planlarınız nelerdir?

Kaliteli bir eğitim vermek. Bazı okullar vardır biliyorsunuz. İnsanlar evlatlarının o okuldan mezun olmasını ister. İş yerleri de “O okuldan mezunsa tamam” derler. Bu onların vermiş olduğu eğitimin kalitesini ve kalitedeki sürekliliği gösteriyor. Bir dönem çok kaliteli, ikinci dönem kalitesiz eğitim vermiyorlar. Benim de amacım sürekli çok kaliteli eğitim vermek. Buradan mezun olan arkadaşlarımızın hiçbirinin bir eksiği kalmasın. O yüzden söylüyoruz eğer mezun olduktan sonra bir eksiğiniz olduğunu hissederseniz kapımız size her zaman açık. Gelin onları da tamamlayalım.

Son olarak Food Time dergisi okuyucularına ve Gidagündemi.com takipçilerine neler söylemek istersiniz?

Gastronomi turizmine sahip çıkın. Çünkü bizler yemeyi seven bir milletiz. İnsanlara ne kadar güzel yemek yaptığımızı göstermemiz lazım. Menülerimizde dünyanın çeşitli ülkelerine ait yemekleri bulunduruyoruz ve Türk mutfağını kurtardığımızı sanıyoruz. Menümüzde karnıyarıklarımız, Osmanlı ve Türk Mutfağı yemeklerimiz olmalı. Bizim menülerimiz sadece şiş kebap, döner, lahmacundan ibaret değil. Bizim menülerimiz çok geniş, çok kapsamlı. O yüzden okuyucularımıza izleyicilerimize tavsiyem ne olursunuz Türk mutfağına sahip çıkın.

food time logo

FOOD TIME SOSYAL AĞLARDA

Bizleri sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Hem güncel haberlere hemde dergi içeriğimiz ile ilgili duyurulara ulaşmak için hesaplarımızı beğenip takip edebilirsiniz

YORUMLAR