Kahve ve dondurmaya yolculuk

YAZAR: Zübeyde SARAÇOĞLU

Kategori: MAKALE
Okuma: 2.652 kez
Yayın Tarihi: 09.04.2018 Pazartesi 15:46:54
PAYLAŞ

Son dönemde etrafımızda ne kadar çok kahve zincirinin oluştuğunu fark ettiniz mi? Daha önce yabancı filmlerden aşina olduğumuz kahve tezgahlarının önündeki sıraları artık ülkemizde de sıklıkla görmeye başladık. Kahve eskiye nazaran çok daha fazla tüketilmeye, adeta güne başlamanın vazgeçilmezi olmaya başladı.

Konu damak tadı olunca, fabrikasyon üretilen her şeyde olduğu gibi, kahvede de bu zincir mağazaların arasına sıkışmış, küçük ama keşfedenler için vazgeçilmez olan mekanlar her zaman bir adım öne çıkıyor. Bizler için sadece siparişi verip birkaç dakikada hazır olmasını beklediğimiz kahvenin serüveni çekirdekle başlayıp, önce kavurma, en son demleme aşamasıyla biten uzun bir yolculuk aslında. İşte bugün sizlere böyle bir mekanı tanıtacağım. Üstelik bu mekan kahve içmeye gelenlere bir de yine kendi üretimleri lezzetli dondurmalar ile farklı tatları aynı anda sunuyor. Bugün sizleri, kahve ve dondurmayı çok sevdiği için bunlar hakkında her şeyi bilmek arzusuyla yola çıkan ve nihayetinde kendi mekanlarında bu lezzetleri müşterileri ile paylaşmak isteyen Sayın Yasemin ve Tuncel Toprak ile tanıştırmak isterim. Göktürk’te küçük ama çok şık, evlerindeki rahatlığı ve konforu yansıtmak istedikleri bir mekan oluşturmuşlar. Turistik yerlerin dışındaki mekanların kalite ve hizmet konusunda süreklilik sağlaması gerektiğine inandıkları için standartlarını korumaya çok önem gösteriyorlar. Tuncel Bey’le kahvelerimizi yudumlarken başlıyoruz sohbete. Ekonomi eğitimi almasına ve asıl işi otelcilik o masına karşın lezzet tutkusu başlatmış kendisini bu yolculuğa ve bunun hiç bitmeyecek bir yolculuk olduğunu söylüyor. O kadar derin bir mevzu ki kahve kendisi için. Tuncel Bey bu işe girerken Avrupa’nın değişik ülkelerinde bizzat ustalardan eğitim almış. Bunun için de sadece kahve yapmak değil, felsefeyi de ortaya koymak gerektiğine inanıyor. Kavurma eğitimini İngiltere,

Hollanda ve İsveç’te almış. Burada genel bilgileri alabildiğini ama neden-niçin yaptığını ise insanın kendisinin bulması gerektiğine inanıyor. Kendi yolculuğunda bir çok deneme yaptığını ve her hatasını aldığı eğitimlere katarak bu aşamaya geldiğini belirtiyor. İyi çekirdek almakla başlıyor lezzetli kahve yapmak... Sonra iyi bir kavurma ve demleme süreci istiyor. Bu zincirin herhangi bir yerinde oluşan eksiklik kahvenin lezzetinde hemen kendisini hissettiriyor. İçip de beğenmediğiniz bir kahvede ise üretimin hangi aşamasında sıkıntı yaşandığı anlaşılamıyor. Ama Tuncel Bey genelde sıkıntının daha ziyade kavurma aşamasında yaşandığını inanıyor. Çünkü işin görünmeyen kahramanı doğru kavrulmasıymış. Kahveyi kavrulduktan sonra en fazla 3 hafta içerisinde tüketmek, kokusu ve tadı için en idealiymiş. Kendi işletmesinde haftada 2 ya da 3 kez kahve kavurduğunu söylüyor. Çünkü kahve çeşidine göre kavrulduktan sonra da 2 ila 3 gün beklemesi ve dinlenmesi gerekiyormuş. Guetemala, Brezilya, Etiyopya’dan bizzat kendisi ithal ediyor kahveyi. Tabi ki yine bizzat tadarak. Çünkü çekirdeklerin yetiştiği toprak, güneş, yağmur, yıkanma ve depolanma aşamalarına bağlı olarak kahvenin tadının çok değiştiğini ve hatta, aynı çiftliğin farklı yıllarda ürettiği kahvelerin bile tatlarının değişebildiğini belirtti Sayın Toprak. İşte çekirdeğin tadına bakılması bu nedenle çok önemli. Bu arada filtre kahve ve esspressonun kavrulma sürelerinin ve tekniklerinin de ayrı olduğunu da öğrendim. Gelelim “Yasemin Tuncel”in lezzetli dondurmalarına. Kahve ile eş zamanlı olarak dondurma konusunda da ilk adresleri yurtdışı olmuş. Daha önce tadımladıkları ve lezzetini sevdikleri dondurmacıların kapısını aşındırmışlar ve katkı maddesi olmaksızın en güzel dondurma nasıl yapılır, onu öğrenmişler.

Dondurmayı herkesin yapabileceğini, ancak kendilerinin peşinde olduğu şeyin, bu lezzeti oluşturan malzemelerin birbirleri ile olan ilişkilerini ve bir araya geldiklerinde oluşturduğu lezzetin sırlarını öğrenmek olduğunu aktardı. İşte bu deneyimi edindikleri için şimdi her bir dondurmanın formülünü en iyi lezzete ulaşmak için istedikleri gibi ayarlayabiliyorlar. Bu sayede sadece çocuklara veya yetişkinlere değil, lezzet peşinde koşan herkese hitap edebildiklerini, tadımlayan her müşterilerinin dondurmanın içerisindeki tüm malzemeleri ayrı ayrı hissedebildiklerini ifade ediyor. Konu lezzet olunca tamamen taze malzemeler, mevsim meyveleri kullanılıyor. Yani kışın çilekli ve kavunlu dondurma bulma şansınız yok. Tuncel Bey’in felsefesi; iyi ürün yapacağım, günlük yapacağım, tadı ön planda olacak şeklinde. İşte tam da bu nedenle dondurma sadece o gün tüketilecek kadar üretiliyor, ertesi güne kesinlikle saklanmıyor.

Çünkü dondurmanın tadının ertesi gün mutlaka değiştiğini söylüyor. O nedenle gittiğinizde her istediğiniz çeşidi bulamayabiliyorsunuz. Ancak müşterilerinin de buna alıştığını ve yadırgamadıklarını belirtiyor. Yine bu felsefe işi bir toptan üretime taşımasının da önüne geçiyor. Tabi bütün bunlardan başka, kahvenin yanına çok güzel eşlikçiler de var. Hepsi özel reçeteli ve bizzat Yasemin Hanım’ın kontrolünde mutfaklarında kendileri tarafından yapılıyor. Hem lezzetli, hem sağlıklı... Bu güzel sohbeti kahvemin son yudumunu alarak bitiriyorum, en kısa zamanda tekrar gelmek üzere.

food time logo

FOOD TIME SOSYAL AĞLARDA

Bizleri sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Hem güncel haberlere hemde dergi içeriğimiz ile ilgili duyurulara ulaşmak için hesaplarımızı beğenip takip edebilirsiniz

YORUMLAR