İlk insanlar da hile yaparmış

YAZAR: Abdullah BAYCAN

Kategori: MAKALE
Okuma: 1.714 kez
Yayın Tarihi: 10.01.2018 Çarşamba 17:54:51
PAYLAŞ

Yaratılış gerçeğine göre ilk gıda hilesi, ilk insanın(Âdem babamız) çocuklarından (Habil ve Kabil) ürettikleri ürünlerden bir miktar ürün sunmalarını istemesiyle olur. Bu isteğe Habil ürettiği hayvansal ürünlerden en iyisini, Kabil ise ürettiği bitkisel ürünlerin en kötüsünü sunar. Kabilin bu davranışı bilinen ilk gıda hilesidir.

Tarihten bugüne kadar insanlığın varoluşu ile ilgili birçok teori öne sürülmüştür. Lakin toplumumuzun da ekseriyetle içinde bulunduğu kanı hiç şüphesiz ki yaratılış gerçeğidir.



Yaratılış gerçeğine göre ilk insanlar; Âdem babamız ve Havva validemizdir. Yani bütün insanların ilk atası bu ebeveyndir. Güçlü rivayete göre bu ebeveynden 40 evlat dünyaya gelmiştir. Bu çoğalma insanların sayısını artırmakla kalmayıp insanların birbirileriyle olan münasebetlerini ve haliyle bu münasebetlerin oluşturduğu uyuşmazlıkları da doğurmuştur. Bu uyuşmazlıkların zamanla fazlalaşıp gün ışığına çıkmasıyla beraber bazıları o zaman ki otorite tarafından bazıları toplum tarafından olmak üzere bu uyuşmazlıkların giderilip ilişkilerin iyi seyretmesi için toplum(insanlık) yararına bazı kurallar getirilip yükümlülükler konulmuştur.

Bu kurallar ve yükümlülükler toplumun ekseriyeti tarafından kabul görmüş ve o günkü otorite tarafından uyulması ve yerine getirilmesi istenmiştir. Lakin başta kişisel çıkarlar olmak üzere bazı sebeplerden dolayı toplumun bazı kesimleri bu kurallara ihlal etme yollarına meyletmişlerdir. Bu ihlaller; hilelerin, taklitlerin, tağşişlerin ve hukuksuzlukların Yaratılış gerçeğine göre ilk gıda hilesi, ilk insanın(Âdem babamız) çocuklarından (Habil ve Kabil) ürettikleri ürünlerden bir miktar ürün sunmalarını istemesiyle olur. Bu isteğe Habil ürettiği hayvansal ürünlerden en iyisini, Kabil ise ürettiği bitkisel ürünlerin en kötüsünü sunar. Kabilin bu davranışı bilinen ilk gıda hilesidir. 59 doğumu olmuştur. Bu hukuksuzlukla mücadele bir yandan otorite bir yandan toplum tarafından olmuştur. İşte otorite dışındaki toplumu harekete geçiren, toplumu mücadeleye sevk eden olguya biz bu gün etik diyoruz.



Hikâyeden de anlaşılacağı gibi Hukuk, Toplum, Kural, Hile, Etik olgularının doğuşu insanlık kadar eskidir. Yani; ilk insandan bil-itibar “legal vardır karşısında illegal vardır”, ”hile vardır karşısında etik”, ”İyi vardır karşısında kötü vardır”. Lakin bu olguların kavramlaşması çok sonraki tarihlere dayanmaktadır. Etik kavramının ilk olarak nerde ve ne zaman kullanıldığı bilinmese de, etik kavramına müteradif kelimelerin kullanılması yazının icadına kadar dayanmaktadır. Etik kelimesi; latince kökenli ethos sözcüğünden türemiş olup töre anlamına gelmektedir. Etik kavramı Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun tanımına göre; Kişinin davranışlarına temel olan ahlak ilkelerinin tümüdür. Başka bir ifade ile etik, insanlara ‘‘işlerin nasıl yapılması gerektiğini’’ belirlemede yardımcı olan kılavuz (rehber) değerler, ilkeler ve standartlardır. Etik, aynı zamanda bir süreçtir. Bu süreçte karar alırken ve uygulamayı yaparken, belirli değerlere bağlı kalınarak hareket edilir.

Bir diğer taraftan Etik; Ahlak felsefesi olarak da bilinmektedir. Bu bilgi Ahlak ve Etiğin insanların kurduğu bireysel ve toplumsal ilişkilerin temelini oluşturan değerleri, normları, kuralları, doğru-yanlış ya da iyi-kötü gibi açılardan kritik etmeyi kast ediyorsa yanlış olmayacaktır. Ancak Ahlak ve Etik kavramaları arasında çok belirgin farklılıklar vardır. Bu farklılıklardan başlıcaları; Ahlak toplumsal, Etiğin daha çok evrensel olmasıdır. Ahlak kuralının mantıksal veya bilimsel bir izaha ihtiyacının olmaması, Etik kurallarının ise mantıksal veya bilimsel izaha ve verilere ihtiyacı olmasıdır.

Ancak Etik kavramı günümüzde sıklıkla daha spesifik ve çeşitli alanlarla izafi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Siyaset Etiği, Yargı Etiği, Ticaret Etiği, Tıp Etiği, Bilim Etiği, Medya Etiği, İş Etiği, Meslek Etiği gibi… Bu spesifikleşme aynı zamanda Ahlak ve Etik arasındaki evrensellik ve toplumsallık farklılığı gidermiş Ahlak ve Etik kuralları arasındaki mantıksal ve bilimsel ihtiyacı zaruri hale getirmiştir. Yani misal olarak “Meslek Etiği” ve “Meslek Ahlakı” arasında herhangi bir fark kalmamıştır.

Etiğin izafi olarak çok yaygın kullanıldığı bir alan da hiç şüphesiz gıdadır. Gıda Etiği kısaca; Gıdanın, hammadde temininden sofraya kadar olan sürecin tüm aşamalarının gıda mesleği ilkeleri gereğince bilime ve mevzuata(taklit, tağşiş) uygun olup evrensel insan haklarına göre adil dağıtılması için her kesimin (üretici, tüketici, ulusal ve uluslar arası gıda otoriteleri, ilgili meslek kuruluşu, ilgili STK’lar) kendi üzerine düşen görevi layıkıyla yapmasını ifade eder.

Tanımdan da anlaşıldığı üzere gıda etiğini ihlal eden başlıca sebepler;

• Gıdanın adil dağıtılmaması

 • Gıdanın gıda mesleği ilkelerine uymaması

 • Gıdanın bilimine aykırı davranılması

 • Gıdanın mevzuata uygun olmamasıdır.

Hiç şüphesiz ki, bu ihlallerin en büyüğü dünyada gıdanın adil dağıtılmamasıdır. Buna bağlı olarak, FAO verilerine göre yıllık ortalama 800 milyon kişi yeterli gıdaya ve suya ulaşamamakta, buna bağlı hastalıklardan ölmektedir. Lakin bu ihlalleri yapanların gıdacı olmamasından (dünyada makro politika düzenleyicileri olduğundan) bu madde üzerinde pek fazla durmayacağız. Gıdanın adil dağılmaması dışındaki Gıda etiği ihlallerinin ekseriyetini Gıda hileleri (Taklit ve Tağşiş) oluşturmaktadır. Gıda hilelerini oluşturan Taklit ve Tağşişleri açıklamadan önce kısaca tarihsel doğuşuna bakmak lazımdır. Yaratılış gerçeğine göre ilk gıda hilesi, ilk insanın(Âdem babamız) çocuklarından (Habil ve Kabil) ürettikleri ürünlerden bir miktar ürün sunmalarını istemesiyle olur. Bu isteğe Habil ürettiği hayvansal ürünlerden en iyisini, Kabil ise ürettiği bitkisel ürünlerin en kötüsünü sunar. Kabilin bu davranışı bilinen ilk gıda hilesidir. Bu da bize gıda hilelerinin insanlık kadar eski olduğunu göstermektedir.

Maalesef gıda hileleri insanın gelişimiyle paralellik göstererek sürekli gelişmiş ve bugün her gıda ürününde onlarca hile türünün doğuşuna kadar gelişmiştir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın tanımına göre Taklit; Gıda maddesini ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemelerini; şekil, bileşim ve nitelikleri itibariyle evsafında olmayan özellikleri haiz gibi göstermeyi, Tağşiş ise, Gıda maddelerinin ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemelerin, mevzuata veya izin verilen özelliklerine aykırı olarak üretilmesi halini, ifade eder.

Ülkemizde sıklıkla gündeme gelen başlıca gıda taklit ve tağşişleri;

• Son kullanım tarihi geçmiş ürünlerin yeni ambalajlarla veya ambalaj tarihi değiştirilerek taze gibi satılması,

• Sucuk ve benzeri et ürünlerine belirtilen et türü dışında et türü katılması (en kötüsü de domuz eti katılımı),

• Et ürünlerine sakatat katılması,

• Hayvansal ürünlere daha ucuz bitkisel kaynaklar ilave edilmesi (sucuğa soya katılması) (renk sağlamak için renklendiricilerin fazla kullanılması),

• Hijyene dikkat edilemediğinden antimikrobiyal katkı maddelerinin gereğinden fazla katılması (sucuklara çok fazla nitrit ve nitrat katılması),

• Gıda bileşenlerine uyulmaması (yağ oranının fazla olması),

• Kıvam için yoğurda bitkisel yağ ve jelatin katılması (domuz kaynaklı jelatinin kullanılabilmesi),

• Tereyağına bitkisel yağ ve patates karıştırılması,

• Yağlı tulum peynirine bitkisel yağ ve nişasta; yağlı eritme peynirine bitkisel yağ karıştırılması,

• Şekerlemelerin içinde domuz kaynaklı jelatin ve alkol türevi katkı maddelerinin kullanılması,

• Kırmızıbibere kiremit tozu, karabibere renk alması için kanserojen boya katılması,

• Tatlılarda Antep fıstığı yerine bezelye ve yeşile boyanmış yer fıstığı kullanılması,

• Bozuk meyvelerin meyve suyu ve lokum yapımında kullanılması (bozuk incirden incir lokumu yapımı),

• Küf tutmuş ve bayat peynirler eritilerek, eritme peyniri yapılması,

• Serbest şeker şuruplarının bala katılması gibi hileler ve onlarcası sıralanabilir.

Bu hilelerin denetlenmesi ve tespit edilmesi elbette denetim merciinin sorumluluğu altındadır. Ülkemizin denetim kadro sayısı ve denetim sayısı bu sorumluluğu ifa etmekte çokta yeterli gözükmüyor, lakin denetime ihtiyaç bırakmadan önlemenin daha ucuz ve daha insancıl yolu etikten ve etik ilkelerine uyan teknik personelden geçiyor.

Genel etik ilkelerinin başlıcaları;

• Doğruluk ve dürüstlük

• Yalan söylememe

• Güvenilir olma

• Sadakat

• Adalet

• Başkalarına yardım etme

• Dayanışma

• Başkalarının haklarına ve kişiliklerine saygı gösterme

• Vatandaşlık sorumluluğuna sahip olma

• Karşısındakinin güç durumundan yararlanmama

• Acısı olanın acısını paylaşma

• Bireylerin eşitliğinin kabul edilmesi

• Kaynakların adil dağıtılması

• Mükemmeliyeti arama

Gıda Mühendisinin Mesleki Etik Çalışmaları Kılavuzuna göre Gıda Meslek İlkelerinin başlıcaları ise;

• Gıda yasaların bilinmesi, uygulanması ve uyulmasını sağlar,

• Meslek önem ve saygınlığını azaltacak her türlü faaliyetten uzak durur, diplomasının amaç dışı kullanımına izin vermez,

• Meslek standartlarına uyar ve meslek yararlılığının artması için katkıda bulunur,

• Gıda güvenliği ve güvencesinin sağlanmasına yüksek önem verir,


• Tüketici sağlığı ve çıkarını göz önünde bulundurur,


• Çevre sağlığına ve gıda kaynaklarının sürdürülebilirliğine karşı sorumluluk taşır,


• Meslektaşlarının onur ve kişiliklerine zarar verecek haksız ve yanlış beyan vermekten kaçınır,


• Mesai arkadaşlarını mesleki anlamda yönlendirme sorumluluğu taşır,


• Meslektaşlarıyla haksız rekabetten kaçınır,


• Bilimsel gerçekler ışığında yönlendirmelerde ve kararlarda bulunur,


• Diğer disiplinlerle iletişimde, karşılıklı dürüstlük ve güven çerçevesinde, sistemin sağlıklı işlemesi için katkı sağlar,


• İş hayatında edindiği gizli bilgileri gereğince korur,


• İş hayatında sözlerinde, beyanlarında ve faaliyetlerinde tarafsız ve adil olur,


• Mesleki yetkinliklerini sürekli geliştirme sorumluluğuna sahip olur.


Sonuç olarak dünyanın iyi kötü mücadelesinde iyinin yerinde yer almak için mesleğimizin ilkelerine her koşulda uymamız gerekmektedir...

food time logo

FOOD TIME SOSYAL AĞLARDA

Bizleri sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Hem güncel haberlere hemde dergi içeriğimiz ile ilgili duyurulara ulaşmak için hesaplarımızı beğenip takip edebilirsiniz

YORUMLAR