Hadi biraz dedikodu yapalım

YAZAR: Cengiz ÇELİK

Kategori: MAKALE
Okuma: 1.664 kez
Yayın Tarihi: 10.01.2018 Çarşamba 17:48:44
PAYLAŞ
Anılarımızın ayrılmaz parçası kuruyemiş. Hafızanızı zorladığınızda, gözünüzün önüne gelen fotoğraf karelerinden birkaçında mutlaka kuruyemiş bulacaksınız. Sıkıldığımızda hırsımızı aldığımız, keyifli zamanlarımızı tatlandırdığımız eski dostumuz kuruyemişin, yaşamımızda nasıl bir duygusal boyutu olduğuna bakalım mı?

Yılbaşı gecesini evde geçirdiyseniz, muhtemelen siz de aynı şeyi yaptınız. Ya da şöyle diyelim; televizyonda ilginizi çeken bir ‘yılbaşı özel’ programını izlerken kendinizi kuruyemiş yerken buldunuz, değil mi?



Neden her zaman bir şeyler izlerken ya da hararetli sohbetler yaparken-mahallede çekirdek çitleyen teyzeler-kendimizi kuruyemiş yerken buluruz? Hiç merak ettiniz mi? Televizyonda tuttuğunuz takımın maçı veya geçen hafta çok heyecanlı bir yerinde biten takip ettiğiniz bir diziniz varsa, muhtemelen evin en küçük bireyi kuruyemişçiye gönderilir; çekirdek, fındık, fıstık, leblebi ne varsa küçük kaselere doldurulup tüm ihtişamıyla sehpadaki yerini alır.

Mesela, fındığın odaklanma ve konsantrasyon sorununa iyi geldiği uzmanlar tarafından doğrulanmaktadır. Kuruyemiş kasesinde en önce biten ve altın gibi aranan antepfıstığının bedeni ve zihni kuvvetlendirici etkisi vardır. Ceviz, beyin fonksiyonlarını canlandırarak bilinci sürekli açık tutmaya yardımcı olur.

Kuruyemiş denince akla ilk gelenlerden birisi olan ay çekirdeğinin ise, sağlıklı duygu durumuyla doğrudan ilişkisi vardır. Öyle ki, yüz yılı aşkın bir süre önce depresyon hastalarına verilen magnezyum sülfat maddesinin en önemli kaynaklarından biridir. Tüm bu bilgiler ışığında, mevsimsiz bir besin öğesi olan kuruyemişler; odak, dikkat, konsantrasyon ve açık bir zihin-bilinç için başvurulması gereken öncelikli yiyeceklerin başında gelir.



Dizinin, filmin en heyecanlı yerinde veya maçın son dakikalarına gelindiğinde takımınızdan da esinlenerek kuruyemiş kaselerine hızlı hücum taktiğiyle saldırmaya başlar, gözleri fal taşı gibi açar, pür dikkat hale gelirsiniz. Çünkü artık hataya yer yoktur. Aynı kaseyi paylaştığınız insanlarla büyük bir yarış başlar. Başlarda tane tane yenilen kuruyemişler, o heyecanla avuç avuç – hapazlayarak – tüketilir. İşte tam da bu noktada odaklanma, dikkat ve konsantrasyon düşüncesi ortaya çıkar. Çünkü, tüm dikkatinizi izlediğiniz maç veya diziye vermişken, aynı zamanda en lezzetli kuruyemişler rakipler tarafından kapışılmaktadır. Kasenin dibindeki kabak çekirdeklerini çok seviyorsanız bu sizin için sorun teşkil etmez; ancak antepfıstığı, fındık, ceviz, fıstık ve kaju vazgeçilmeziniz ise dikkatli olmanızda fayda var.

Hemen hemen her mahallede bulunan dedikoducu teyzelerin sokakta merdivenlerde oturarak çekirdek çitlediğini fark etmişsinizdir. Şimdi bu da nereden çıktı demeyin. Dedikodu, başlı başına dikkat ve konsantrasyon gerektiren bir iştir. Tüm mahallede olup biten her şeyden haberdar olmak ve onları unutmamak da bu işin en can alıcı noktalarıdır. Araştırmalara göre ay çekirdeği, dikkat bozukluğu, stres, anksiyete, depresyon ve unutkanlığa karşı yardımcıdır. Bu noktadan da anlaşılacağı üzere; ay çekirdeğinin dedikoducu teyzelerimize yardımı yadsınamaz bir gerçektir.

Dedikodunun kötü bir alışkanlık olduğunu da küçük kardeşlerimiz için belirtmekte fayda var. Yaşadığınız şehir deniz kenarında ise, küçük el arabalarında gazete kağıtlarından yapılan külahlarla kuruyemiş satan esnaf sizin de dikkatinizi çekmiştir. Bu kişiler, çiftlerin ve arkadaşların sohbetlerine hizmet eder. Lezzetinin yanı sıra pratik de bir yiyecek olması, kuruyemişleri sohbetlerin vazgeçilmez bir besini haline getirir.

Mevsim ne olursa olsun, ortam neresi olursa olsun, kuruyemiş yenilmesine engel olamaz. Sadece seyahatlerde (otobüs – vapur – uçak) kabuklu kuruyemişe izin verilmemeye başlanmıştır. Eskiden yani tütün ürünlerinin serbest olduğu zamanlar, otobüslerde koltukların arkasında bulunan küllüklerin çoğu zaman çekirdek kabuklarıyla dolu olduğuna şahit olmuşsunuzdur. Kabuklu yemişlerin temizleme zorluğu yüzünden host-hostes ve muavinlere de bu konuda anlayış göstermek gerekiyor.

Mutlu ailelerde akşam sohbetlerinin ayrılmaz parçası kuruyemişin tabakta ve yerken çıkardığı ses, ağaç yaşken eğilir mantığıyla, küçüklüğümüzden bilinçaltımıza yerleşir. Bebeklik döneminden itibaren ilgi odağımız haline gelen kuruyemişlerden tüketmek isteriz. Ancak küçük yaştaki çocuklara fıstık verilmemesi gerektiğini doktorlar sürekli dile getirmektedir. Alerjik reaksiyona sebep olabilirmiş. Yapılması gereken, faydaları fazla olan kuru incir, kuru erik, kuru kayısı, kuru üzüm, ceviz, badem gibi kuruyemişleri tüketmesini sağlamak. Biliyorsunuz, çocuklar ebeveynlerini örnek alır.

Unuttuğum birkaç yer daha kalmış olabilir. Kuruyemiş tüketimime dikkat etmem gerekecek sanırım. Fakat bu yazıyı okuduğunuzda eminim ki “Bizi anlatmış” diyebileceğiniz birçok satır vardır. Eğer anımsayamadıysanız size de önerim kuruyemiş tüketmeniz olacak.

Çıtır çıtır bir yıl dileğiyle…
food time logo

FOOD TIME SOSYAL AĞLARDA

Bizleri sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Hem güncel haberlere hemde dergi içeriğimiz ile ilgili duyurulara ulaşmak için hesaplarımızı beğenip takip edebilirsiniz

YORUMLAR